Arakan Kan Ağlarken

Ne yazacağımı bilemiyorum.

Tarihi,
vahşi engizisyon kararlarıyla kirlenmiş Batılılar ve atalarının izinden giden nesilleri üzerine mi
veya
tarihi, milyonlarca Kızılderiliyi öldürüp milyonlarca Afrikalıyı Amerika'ya sefalet içinde taşıyan vahşi Avrupalıların Yeni Dünya'daki modern kovboy torunları üzerine mi
ya da
çaresizlik nedeniyle onlardan medet umma zilletini yaşayan biz gafil Müslümanlar üzerine mi yazsam.

Hayır!

Hiçbirini yazamıyorum.
...
İstikbalimiz,
neslimizin ve dinimizin devamı
düşmanlarımızın insafına kalmışsa ve
biz de bundan medet umuyorsak
vay halimize.

Yemeye devam edelim birbirimizi!

Düşmanla işbirliği de yapalım!

Tembel tembel miskince oturalım,
nasıl olsa çalışanlar var bu dünyada.
...
İstanbul fethedilirken "kutsal ekmeği yiyen fare kutsal olur mu" benzeri tartışmalara dalmış rahipler gibi dini iyice açıklama adına fikir yürütmeye devam etsin şarlatanlarımız...
...
Yazamıyorum ve
maalesef
bakamıyorum
Müslüman Arakanlı kardeşlerimin yaşadığı ölüm yolculuğuna dair paylaşılan görüntülere...

Koltuklarımıza gömülmüş bir vaziyette izlemeye dayanamadığınız o vahşeti tekbirlerle karşılıyor Arakanlılar.
...
Ölümlerden ölüm beğen!

Arakan'da Soykırım Yine Hortladı
Ölüm soğuktur muhatabı bizsek şayet.
Hoş bir şey gibi görünmez kendi ölüm tercihimizi gündeme getirmek.
Ama yine de sorayım, şayet böyle bir imkan olsaydı
nasıl ve nerede ölmeyi arzu ederdiniz?

Abdestini almış bir şekilde;
Kuran okurken mi?
Oruçluyken mi?
Namaz kılarken mi?
Kabe'yi tavaf ederken mi?
Ravzada huşu içinde dua ve tefekkür ederken mi?
...
Bunların hepsi hiç şüphesiz müttekî bir müslümanın arzulayacağı birer son nefes veriş şekildir.
...
Ya abdest alacağı uzuvları;
abdeste başlarken yıkadığı elleri,
kolları,
ayakları ve
nihayet başı
birer birer kesilerek şehit edilen binlerce Arakanlı!
...
Kabil'in, kardeşi Habil'i öldürmesiyle başlayan bu mücadele kıyamete kadar devam edecek.
Dünya hiçbir zaman savaşsız kalmadı ve kalmayacak da.
...
Sizler şehadet şerbetini içerek yeni hayatınızda yaşarken,
bir Müslüman olarak bizler "Ruhlarınız şad olsun Arakanlı kardeşlerimiz" diyebilmenin ötesine geçememenin
acziyetini ve
zilletini yaşıyoruz...
...
Güçlü olmadıkça,
madden ve
manen kuvvetli olmadıkça,
çalışmadıkça,
daha da fazla,
çok daha fazla gayret göstermedikçe
öldürülme sırası bize gelene kadar
nice Arakanlar'a şahit olacağız.
...
Müslümanlar olarak

birbirimize çelme takmayı,

birbirimizi etkisiz hale getirmeyi

marifet saydıkça

kanun-i İlahi gereği maalesef

"rüzgarımız gitmeye"

devam edecek.
...
Dini hassasiyetinin gelişmiş olduğu kanaati içinde olanlar!
Şimdi
kapatın gözlerinizi,
ibadet aşkıyla ve büyük bir huşu içinde
gidin "islami" otellerde "bayram" tatilinizi geçirin...
...
Siz!
Siz de,
yaşantı olarak dini hassasiyeti geliştirilmeye muhtaç olan kardeşlerim!
İyi bir Müslüman olmak için kalp temizliğinin yeterli olduğu kanaatini taşıyıp, kendilerini diğerlerinden ayrı tutanlar!
Unutmayınız,
namaz kılmıyorsanız da,
başınız açık olsa da,
yeri geldiğinde
kalbinizin temizliğini ön plana çıkartıyorsunuz ya,
bu nedenle
siz de aynı geminin yolcususunuz.
Siz de onlar nazarında en azından kültürel Müslümansınız.
...
Şimdi
siz de gidin,
çılgınca eğlenin,
kaybedin ruhunuzu,
uzaklaşın,
hem de kaçarcasına kopun benliğinizden.
Zirvesini yaşayın,
aşın Batılıları
dünyevi zevklerin çeşitlerini tatmakta.
...
Ama şunu da unutmayın:
Felaket kapıyı çaldığında
siz-biz ayırımı yapmayacaklar.
Unutmayın,
yüz sene önce
bu topraklarda
İngilizin,
Fransızın,
Ermeninin,
Rusun
işlediği vahşetleri...
Hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım
hatırlayalım
bizden ve
babalarımızdan önceki kuşaklara tattırılan
tehcir,
gasp,
işkence ve
katliamları...
...
Bu arada küresel boyuttaki algı operasyonuna maruz kalarak
hiçkimse son muhacirlerimiz olan Suriyelileri kınamasın...
(Tabii ki aralarında yanlış insanlar, aralarına bilinçli olarak yerleştirilmiş art niyetli kişiler olabilir. Bunları temizlemek de güvenli güçlerinin görevidir.)
...
Sen,
Suriyeli muhacirleri kınayan kişi!
Nerelisin sen.
Hadi söyle bakalım. Dedelerin,
şu anda yaşadığın bu şehirde,
bu topraklarda mı doğmuştu?
Şu anda yaşadığın
İstanbul,
Bursa,
İzmir,
Sakarya,
Kocaeli ...
değil de
Kars,
Erzurum,
Trabzon, ...
Yugoslavya,
Kafkasya,
Gürcistan,
Bulgaristan,
Romanya,
Kırım ... demeye çalışacaksın şayet biliyorsan ve haberdarsan bir miktar geçmişinden.
...
Hatırla,
içselleştir ve
tereddütsüz uygulayıver
"Veren elin, alan elden üstün olduğunu".
...
Şayet hiçbir şey yapamıyorsan
bile,
üzerine bombalar yağmaya başlamadan önce,
anan,
bacın,
karın
düşman tecavüzünü ve rezaletini yaşamadan önce,
deden,
çocukların ve
sevdiklerin
gözlerinin önünde
parçalara ayrılıp yakılmadan önce
kınama,
ayıplama,
hakir görme,
gülme zulme uğrayan kardeşlerinin haline.
...
Bugün sen de
Doğu Türkistan'da Çin,
Arakan'da Miyanmar,
Moro'da Filipin,
Filistin'de İsrail
işkence ve zulmüne maruz kalmış,
evi, yurdu elinden alınmış,
açlıktan ölmeye mahkum edilmiş,
beti benzi atmış,
yüzünü korku bürümüş,
gözleri çaresizlik içinde bakan bir kişi olabilirdin.
...
...
Haydi şimdi
hayırlı "bayram" tatilleri
hayırlı "islami" tatiller!
...
Sen!
Ey tuzunun kuru olduğunu düşünen "modern" ve "çağdaş" insan!
Arakanlı kardeşinizin
kadeh kaldıracak elleri,
kulaç atacak kol ve bacakları,
tebessüm edecek yüzü,
selamlayacak başı yok...
Her biri ayrı bir tarafa savrulmuş...
...
Sen!
Ey cennetten köşk garantilemiş "modern" ve "çağdaş" olmayan insan!
Kurban keserken sil hafızandaki Arakanlı kardeşlerinin parçalanmış uzuvlarının görüntüsünü.
...
...
...
28 Ağustos 2017

KAYNAK=Ajans Kamu