Serginin ardından ise 15 Temmuz Milli İrade Salonunda, Dr. Hasan Kasap’ın konuşmacısı olduğu Dirilişin Yeni Adı 15 Temmuz Konferansı gerçekleşti.

Programda FETÖ'nün hain darbe girişiminin ayrıntıları anlatıldı.

Programa, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mevlüt Doğan, Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Metin Kahraman, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mustafa Çetin, Memur-sen Başkanı Abdullah Duman, ÖĞ-DER Başkanı Abdullah İkinci, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Bulat, Eğitim Bir Sen Başkanı Erkan Ciyavul, EHAD Başkanı Abdurrahman İkinci,  öğretim üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Program öncesinde Atatürk üniversitesi Vakıf Okullarında öğrenim gören ve 15 Temmuz etkinliklerinde dereceye giren öğrencilere, Rektör Çomaklı tarafından ödülleri verildi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde şehit olanların anısına yaptırılan “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Anıtı'nın” açılışı ile başlayan program, daha sonra “15 Temmuz Karma Sergisi”, Dr. Hasan Kasap tarafından verilen “Dirilişin Yeni Adı 15 Temmuz Konferansı” ve Milli Birlik ve Demokrasi Yürüyüşü ile devam etti.

Programların ilk etabı, Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri ile öğretim görevlileri tarafından inşa edilen ve mermer ile metalden oluşan 15 ton ağırlığında, yaklaşık 3 metre yüksekliğindeki anıtın rektörlük bahçesinde törenle açılmasıyla başladı.

Törende konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, ülkemizin, 15 Temmuz 2016'da, Türk ordusu içine sızmış vatan hainlerince kalkışma girişimi yaşadığını anımsattı.

Milli  Marşı 'Korkma' ile Başlayan Bu Asil Millet, Binlerce Yıldır Esaret Altına Girmedi,  Girmeyecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk milletine seslenmesiyle milletin tek yürek olup bu hain saldırı karşısında dimdik durduğunu vurgulayan Çomaklı Şöyle devam etti: "Türk ordusunun üniformasını giyen hainler, halka silah, tank ve helikopterlerle saldırdı. Ülkenin bölünmez bütünlüğüne, bayrağına, özgürlüğe ve dinine sahip çıkan asil Türk milleti, çocuk, genç, yaşlı, kadın ve erkek hep birlikte hain katillere aman vermediler. Vatan evlatları, emperyalist güçler tarafından beslenen ve büyütülen FETÖ ve terör örgütüne karşı durarak şehit ve gazi oldular. Bu hain saldırıyı gerçekleştiren iç ve dış düşmanlar şunu anlamadılar. Milli Marşı 'korkma' ile başlayan bu asil millet binlerce yıldır esaret altına girmedi, girmeyecek. Bugün ve sonrasında yine etkinlik düzenleyeceğiz. Heykel bölümü öğrencileri ve hocalarımız millet olarak andığımız bu özel gün için sanatsal eser tasarlanmış ve üretmişler. Taş ve metallin birleşiminden oluşan anıtımız, 15 Temmuz'da şehit olan vatan evlatlarını temsil eden figürler ile demokrasi ve özgürlüğü temsil eden kuş motifleri kullanılarak yapıldı” şeklinde konuştu.

Güzel Sanatlar Fakültesindeki hoca ve öğrenciler ile yoğun çalışma sonucu mermer ve paslanmaz çelikten oluşan kompozisyon çalışması oluşturduklarını ifade eden GSF Dekanı Prof. Dr. Mustafa Bulat ise, "Burada şehit olan halkımızın bedenleri ve kalkışmadaki mücadelesini anlatan o şehitlerimizi sembolize eden negatif boşluklar kullanıldı. Kuşlar da onların Allah'a giden ruhunu temsil etti." diye konuştu.

Anıtın açılış töreninin ardından konuklar, Kültür Merkezi Fuaye Alanına geçerek burada sergilenen 15 Temmuz Karma Sergisi’ni gezdi. Eserleri oluşturan öğretim üyeleri ve öğrenciler, 15 Temmuz’u anlatan resim ve heykellerin taşıdığı anlamları konuklara aktardı.

Öğretim üyeleri ve ailelerinin yoğun ilgi gösterdikleri konferansta konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, 15 Temmuz hain darbe girişiminin birinci yılını yaşadığımız bu günlerde, 15 Temmuz’un ne olduğunu ve ne anlama geldiğini iyice anlamamız gerektiğini söyledi.

Bu  Kalkışma Sadece Bir Darbe Girişimi Değil, Bu Millete ve Bu Vatana Dair İşgal  Girişimidir, İsyandır 

15 Temmuz’da, milletimiz bu elim olayı kısa sürede bertaraf ederek, Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği birlik ve beraberliği yine aynı kararlılıkla gösterdiğini ifade eden Rektör Çomaklı, Topraklarımızda huzur içinde yaşamak için tarih şuurumuzun daima açık ve canlı olması gerektiğini vurguladı.

Konuşması esnasında duygulu anlar yaşayan Çomaklı: “Bu kalkışma sadece bir darbe girişimi değil, bu millete ve bu vatana dair işgal girişimidir, isyandır. Bizler ecdadımızdan aldığımız kutsal emanetin başında kararlı bir şeklide durduğumuzu 15 Temmuz gecesi bütün dünyaya kanıtlamış olduk. Bu menfur kalkışma maalesef 249 canımızı bizden kopardı ve şahadet şerbetini içmelerine sebep oldu. Lakin milyonlarca canı yeniden uyandırdı. Bu bakımdan ihanetin ve zaferin aynı anda yaşandığı bir gece olarak yıllarca anılacak 15 Temmuz, tarih sayfalarında yerini çoktan almıştır. Gözünü kırpmadan canını siper eden aziz milletimizin kahraman evlatlarına ve sağlam iradesiyle bu büyük badirenin atlatılmasını sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza, bu buhranlı günde göstermiş oldukları liderlikleri dolayısıyla şükranlarımızı arz ediyoruz” dedi.

 

Rektör Çomaklı’nın konuşmasının ardından, konferansıyla misafirleri adeta 15 Temmuz gecesine götüren Dr. Hasan Kasap, fotoğraf, slayt ve videolarla anlattığı 15 Temmuz’da kendisinin de 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde (Boğaziçi) olduğunu söyledi.

 

Geçmişten günümüze önemli devlet adamlarının ve şahsiyetlerin şüpheli ölümlerinden günümüze tarihsel bir yolculuğa çıkan Kasap, son olarak emperyalist güçler tarafından maşa olarak kullanılan FETÖ’nün, devleti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da hedef aldığını, ancak Türk milletinin dirayeti ve kahramanlığı sayesinde başarısız olduğunu anımsattı.

 

FETÖ’nün hain yapılanması ve 15 Temmuz gecesini yaşayan biri olarak misafirlere anlatan Hasan Kasap, o karanlık gecenin adeta ikinci Çanakkale olduğunu belirtti.

 

Konferansın ardından yaklaşık 2 bin 500 üniversite mensubu kol kola girerek Rektör Çomaklı önderliğinde Milli Birlik ve Demokrasi Yürüyüşünü gerçekleştirdi. Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünden, şehrin genelinin katıldığı anma programının yapılacağı Polisevi’ne kadar yürüyen üniversite mensupları sloganlar atarak terörü lanetledi.