BATI ÇİRKİN YÜZÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERİYOR

Türkiye'ye karşı vize yasağı alan ABD'yi başka ülkelerin de takip etmesinden endişe ediliyor. Bu bağlamda Kanada'nın bu yönde bir karar alabileceği ifade ediliyor. Türkiye'nin arasının iyi olmadığı Almanya ve Hollanda gibi AB ülkelerinin de vize yasağı getirmesi durumunda Türkiye'nin yaşayacağı sıkıntı daha da büyüyebilir.

ABD şok bir kararla vizeleri iptal etti.

Türkiye de misilleme olarak aynı kararı alırken iki ülke ilişkileri sözde stratejik – model ortaklıktan hasımlığa döndü. Fiiliyata geçen vize yasağı konusunda açıklama yapan ABD'nin Ankara Büyükelçisi kararı üzülerek aldıklarını iddia etti. Büyükelçilik sitesinden yazılı bir açıklama yapan Bass İstanbul Konsolosluğu çalışanı Metin Topuz'un FETÖ'den tutuklanmasına tepki gösterdi ve "Bu tutuklama, bazı yetkililerin, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki uzun zamandır süre gelen işbirliğini bozmak amacında olup olmadığına ilişkin soruları akıllara getirmiştir.

Eğer doğruysa, bu durum, diplomatik tesislerimizde çalışan ve buraları ziyaret eden kişileri risk altına sokacaktır. Bu tutuklamaların münferit bir olay mı olduğunu, yoksa başka Türk çalışanlarımızın da sadece görevlerini yerine getirirken Türk hükümeti yetkilileri ve daha geniş kapsamda Türk toplumuyla görüşmeleri nedeniyle tutuklanmalarını mı beklemeliyiz, bilmiyoruz" dedi.

‘Ne kadar süreceğini kestiremiyoruz’

Aldıkları karar için "Bu, Türk vatandaşlarına yönelik bir vize yasağı değildir. Yeni vize başvurularının değerlendirilmesinin askıya alınmasıdır" diyen Bass şöyle devam etti: "Geçerli vizenizin mevcut olması durumunda, ABD’ye hala seyahat edebilirsiniz. Türkiye dışında herhangi bir ABD Büyükelçiliği veya Konsolosluğunda vize başvurusu yapmak isterseniz, yapabilirsiniz. Bu kolay aldığımız bir karar değildir, büyük üzüntüyle aldığımız bir karardır. Vize hizmetlerinin askıya alınmasının insanlara rahatsızlık vereceğinin farkındayız. Uzun sürmeyeceğini umuyoruz, ancak bu konunun çözülmesinin ne kadar süreceğini kestiremiyoruz. Bu süreyi, yerel çalışanlarımızın gözaltına alınma nedenleriyle ilgili her iki hükümet arasında devam eden görüşmeler ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Türkiye’deki tesislerimiz ve personelimizin güvenliğine ilişkin taahhütleri belirleyecektir."  ‘Sorun üst düzeyde çözülür’ ABD'nin daha önce Irak, İran, Suriye, Sudan, Libya, Somali ve Yemen'e koyduğu vize yasağını Türkiye için de devreye koyması batı basınında da geniş yer aldı.

'AB ile ilişkileri Türkiye dondurmalı' ile ilgili görsel sonucu

İngiliz Financial Times gazetesi 'ABD'nin Türkiye'yle ilişkilerinde işler kötüleşiyor' başlıklı haberinde analiz etti.

Haberde görüşlerine yer verilen ABD'nin eski Ankara Büyükelçilerinden James Jeffrey, "Hiçbir Amerikan yönetimi, karşısındaki ülke ne kadar önemli olursa olsun böyle bir baskı altına alınmaya izin vermez. Bu, Türk sistemi içinde ABD'yi bilerek hedef alan unsurlarla ilgili bir anlaşmazlık. Ve bu Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump seviyesinde çözümlenmeli. Rusya'da bile atmadığımız çok alışılmadık bir adım bu" dedi. Financial Times haberinde şu dikkat çekici ifadelere de yer verdi: "Batı'yı düşman olarak göstermek iç destek anlamında Erdoğan'ın işine yarıyor ancak vize krizinin piyasalara etkisi Erdoğan'ın politikalarının ekonomiye yönelttiği tehdidi de gösteriyor. ABD'li yetkililer bir süredir özel sohbetlerde Erdoğan'ın davranışına kızıyordu, ancak terörle mücadele gibi konularda bu güçlü liderle ilişkiye devam ediyordu.

ABD Başkanı Donald Trump geçen ay 'Erdoğan'ın dostu olduğunu' söylemişti. Ancak Washington'un Türkiye'nin davranışı karşısında sabrı tükeniyor gibi görünüyor." Yasak bulaşıcı olabilir! ABD'nin Türkiye'ye karşı aldığı vize yasağının diğer ülkelere de yayılmasından endişe ediliyor. Kanada'nın bu yönde karar alabileceği ifade ediliyor. Dış politikada son dönemlerde kriz üstüne kriz yaşadığımız Almanya, Hollanda gibi AB ülkelerinin de vize yasağı getirmesi yaşanan sıkıntıyı daha da büyütebilir. Ankara'nın dış politika tercihi yüzünden Türklerin dünyadaki seyahat alanı daralıyor. Örneğin uçak krizinden önce Rusya'ya vizesiz giriş yapabilen Türk vatandaşları şimdi vize almak zorunda. Türk vatandaşları eğer vize alabilirse 122 ülkeye gidebiliyor. 52 ülkeye ise vatandaşlarımız vizesiz giriş yapabiliyor. Erdoğan: Üzüntü verici ABD'nin vize yasağına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk değerlendirmesi ise "biz kabile devleti" değiliz şeklinde oldu. Ukrayna'da Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, Ankara-Washington hattında yaşanan gerilimin ardından vizelerin askıya alınmasının 'üzüntü verici' olduğunu belirtti.

Erdoğan, "Ankara'da büyükelçiliğin böyle bir kararı alarak uygulamaya sokması üzüntü verici.

Dışişleri Bakanlığımız konuyla ilgili muhataplarını aramışlardır. Bakanımız bana konuyu ilettiği anda kendilerine ben sadece şunu söyledim: 'Türkiye bir hukuk devletidir. Her şeyden önce, biz bir kabile değiliz. Bir kabile devleti de değiliz. Onların açıkladığı metin neyse, mütakabiliyet esasına dayalı olarak, o metnin karşı metnini büyükelçimiz ABD'de açıklasın.' Süreç bundan ibarettir" dedi.

'AB ile ilişkileri Türkiye dondurmalı' ile ilgili görsel sonucu

Yıldırım: ‘ABD'ye yakışmadı’

AKP Grup toplantısında konuşan Başbakan Binali Yıldırım ise vize yasağı için "ABD gibi bir ülkeye hiç yakışmayacak bir davranıştır" dedi. Yıldırım şunları söyledi: "Hafta sonu ABD müttefiklik ilişkilerimizle bağdaşmayan bir karar aldı ve vize işlemlerini askıya aldı. Bunu da konsolosluk personeli ve çevre güvenliğinin yetersizliği ile açıklamaya çalıştı. Misyon ve personel güvenliğine yönelik taahhütlerimizin sorgulanmasından esef duyuyoruz. Ülkemizdeki ABD misyonları dahil bütün elçiliklerinin personeline sağlanan geniş güvenlik tedbirleri en kuvvetli şekilde devam ediyor. Bununla ilgili olarak kısa bir süre önce Dışişleri Bakanlığı üzerinden İçişleri Bakanlığımıza gelen yazıda ABD misyonlarının güvenliklerinin artırılması talebi vardı. Bu talebi memnuniyetle karşılayıp söz konusu misyonların güvenlik tedbirlerini artıracağımızı elçiliğe bildirdik. Ancak oradan gelen cevap 'bizim güvenlik sorunumuz yok, bu düşüncenizden dolayı teşekkür ediyoruz'. Hal böyleyken vizelerin askıya alınmasının sebebinin güvenlik olarak gösterilmesi yaman bir çelişkidir. Neymiş FETÖ soruşturması kapsamında ABD misyonlarında çalışan bazı kişiler hakkında hukuki süreç başlatmışız. Ne olmuş? Türkiye bir hukuk devleti. Suç işleyen ABD misyonunda olması ona bir ayrıcalık mı getirecek, beyefendilerden izin mi alacağız onların icazetini mi alacağız? Bunu söylerken lafın nereye gideceğini düşünün."


Büyükelçi: Benim değil ABD'nin kararı

Ankara’da diplomasi muhabirleriyle veda toplantısı yapan ve hafta sonu Türkiye'den ayrılcağını ifade eden ABD Büyükelçisi John Bass da vize hizmetlerini durdurma kararının ABD hükümeti tarafından alındığını açıkladı.

Elçi: "Bu karar Amerikan hükümeti tarafından alınmış bir karardır. Dışişleri Bakanlı sözcümüz de bu konuda net bir açıklama yaptı. Her hükümetin yabancı diplomatlarla nasıl ilişki kuracağını onlar belirler. Biz de bu ilişkiye saygı duyarız" diyen Büyükelçi Bass, FETÖ’nün firari eski savcısı Zekeriya Öz ile irtibatının tespit edilmesinin ardından tutuklanan ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz ile ilgili olarak, "Topuz Uyuşturucuyla Mücadele Organize Suçlar’da görevliydi. Bu işbirliği sayesinde birçok uyuşturucu kaçakçısı yakalandı. Görev tanımını aşıp başka irtibatlar kurduysa bununla ilgili diğer bilgileri görmekten memnuniyet duyarız" diye konuştu. Bir Türk görevlinin daha gözaltına alınmamak için ABD konsolosluğunda saklandığı iddialarıyla ilgili olarak ise Büyükelçi Bass, “ABD misyonlarında saklanan kimse yok. Hiçbir çalışanımızı yargıdan kaçırmıyoruz” dedi. Kuzey Irak'taki gelişmelere de değinen John Bass, "ABD, bağımsız Kürdistan’ı desteklemiyor, Kürt koridorunu desteklemiyor, Türkiye’nin toprak bütünlüğünün bozulmasını desteklemiyor" açıklamasında bulundu. FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi konusunda ise Bass, "Fetullah Gülen’in iadesi yargı konusu. Bu talep diğer iade taleplerinden ayrı tutulmuyor. ABD hukuk sisteminde masumiyet karinesi temel ilkedir" dedi.

‘Umutlu ortaklığın hazinli sonu’


Öte yandan vize krizine ilişkin Obama döneminde Dışişleri Bakan yardımcısı olan Philip Gordon'dan dikkat çekici bir değerlendirme geldi. İngiliz Financial Times gazetesi için bir makale kaleme alan Gordon, "Türkiye ve ABD'nin umut vaat eden bir ortaklığın sonuyla yüzleştiğini" yazdı. İki ülkenin bölgesel güvenlik çıkarlarının tehlikeli bir şekilde ayrıştığını vurgulayan Gordon, "Şimdi Türkiye'yi artık olduğu gibi, benzer düşünen, yakın ve güvenilir bir müttefik olarak değil de, kendi değerleri ve öncelikleri olan bir Ortadoğu ülkesi olarak görme zamanı geldi. Bu da mümkün olan alanlarda işbirliği yapmak ama yanılsamaya kapılmamak, Erdoğan'ın ABD vatandaşlarını rehin tutması gibi farklılıklar belirdiğinde sıkı bir şekilde karşı durmak anlamına geliyor. Erdoğan geçen Ağustos'taki bir mitingde mahkûm takasını ilk gündeme getirdiğinde 'Artık eski Türkiye yok. Bu Türkiye yeni Türkiye' diye bağırmıştı. Erdoğan haklı ve ABD'nin artık böyle davranması gerekiyor" ifadelerini kullandı.