Bu sene hacca gidenler şanslı. Hacc-ı ekber sevabı alacaklar.

Peki Hacc-ı Ekber nedir,Hangi günler dolayısıyla Hacc-ı ekber deniliyor.

 Haccı Ekber durumunda dikkat ettiğim, Peygamber Efendimizin ömründe sadece bir defa hacca gitmiş olması ve bu hac ziyaretinde de Arafat’ta vakfeyi Cuma günü yapmış olması, yani Hacc-ı Ekber yapmasıdır. Ayrıca Aarafat vakfesinin mübarek Cuma gününe denk gelmiş olması da bu günün önemini artırıyor.

Hacc-ı Ekber nedir? 

Hacc-ı Ekber, Arapça "E1-Haccü`1 Ekber" terkibinin Osmanlıca söylenişidir ve kelime olarak "En Büyük Hac" demektir, Kur`ân-ı Kerim Tevbe suresi 3. ayette söz konusu edilmektedir. Bu sûre, dolayısı ile bu ayet-i kerime Hicretin 9. senesi Medine`de nazil olmuştur. O yıl Rasulüllah (sav) Efendimiz kendileri hacca gidememiş, Hz. Ebubekir`i hac emiri olarak göndermişlerdir. Bu sûre, müşriklere karşı bir ültimatom olarak nazil olunca, bunu onlara duyurmak üzere Hz. Ali`yi görevlendirdi ve bizzat kendi devesine bindirerek Mekke`ye gönderdi.

O da Kurban Bayramı`nın birinci günü, hala müslümanlarla beraber hac yapmakta olan müşriklere surenin ilk kırk (ya da otuz) ayetini ültimatom olarak okudu. Üçüncü ayette -mealen- şöyle deniyordu: "Ve bu, Hacc-ı Ekber günü Allah`ın ve Rasulünün bir ilânıdır ki, Allah ve Rasulü müşriklerden beridir..."

Burada görüldüğü gibi "hacc-ı ekber günü" bilinen (marife) birgün olarak zikredilmekte ve Rasûlüllah`ın bulunmadığı, Hz.Ebu Bekir`in Hac emiri olduğu o yılki Hacca "hacc-ı ekber" denilmektedir. Çünkü ültimatomun ilâmi o yıl yapılmıştır. "Hacc-ı ekber günü bir ilamdir" dendiğine göre "hacc-ı ekber" o yılki hacdır. 


Ülkemizde, cuma gününe rastlayan haccın “Hacc-ı Ekber” olduğu hususunda, delilsiz bir kanaat vardır. Bu hususta özel bir risale yazan Aliyyü-l Kari hazretleri, Hacc-ı Ekber hakkında özetle şunları söylemektedir:

Hacc-ı Ekber hakkında dört görüş vardır:
1- Arefe gününün kendisidir.
2- Kurban bayramının birinci günüdür.
3- İfade tavafının yapıldığı gündür.
4- Kurban bayramının bütün günleridir.

Bu görüşler birbiriyle çelişiyor değildir. İhtilafın sebebi, büyüklük ve küçüklük kavramının nisbî olmasıdır. Buna göre hac, umreden büyüktür; hacc-ı kıran, hacc-ı ifrattan büyüktür; cumaya rastlayan ise, cumaya rastlamayandan büyüktür. Bu cihetle hepsine Hacc-ı Ekber denilebilir.

Ancak, cuma gününe rastlayan hacca “Hacc-ı Ekber” denilmesi, sünnet ve hadis menşeli olmayıp, örfî bir sözdür. Bununla beraber, cumaya rastlayan haccın, rastlamayan hacdan daha faziletli olması akıldan uzak değildir. Zira halkın dili, hakkın kalemidir. Madem halk, cumaya rastlayan haccın faziletine inanmış, rahmet-i ilahiden uzak değildir ki, bu güne daha büyük bir bereket koysun.

Hem cumaya rastlayan haccın, cumaya rastlamayan hacdan daha faziletli olması şu açıdan da mümkündür: Cuma ve bayram, Allah’ın en kıymetli günleridir. Cuma, haftanın; bayram ise yılın en kıymetli günleridir. İkisi bir araya gelirse, “nûrun alâ nûr” olacağı açıktır.