EVİMİZ CENNET BAHÇESİ OLSUN..

Bugün batı medeniyetinin olumsuzluklarına maruz kalan önemli bir müessese de ailedir. Aile bütünlüğünü bozmayı hedef alan batı toplumu, bunu kendi toplumunda aile çatısını onarırken, İslam toplumunda evlilikleri hedefleyip yıkma girişiminde bulunmaktadır.

Batı, bu yüzden Müslüman bir ailenin yıkılmasını İslam’ın yıkılması olarak görmektedir; çünkü İslami bir yaşam tarzının gerçekleştirileceği en iyi mekânın aile kurumu olduğunu çok iyi bilmektedir.

Mü’min bir erkek yaradılışıyla getirdiği kabiliyetleri sebebiyle, neslin korunması hususunda her türlü yükün omuzlarına yüklenmiş olduğunu ve binlerce yıldan beri erkeğin yürütmeye çalıştığı aile reisliği vazifesinin Allah’ın erkeğe yüklediği kutsal bir vazife olduğunu unutmamalıdır.

Müslüman erkeklerin kendilerini mutlu edecek Müslüman kadın aramaktan önce, Müslüman bir kadını mutlu edebilecek Müslüman erkek kimliğini kendilerinde aramaları, bu kimlik ve kişiliği kendilerinde oluşturmalıdır. Çünkü kadın fıtratını tanımayan aile reisi, onun hangi noktada hassas olduğunu bilmez ise daima huzursuzluk yaşayacaktır. Erkeğin eşini anlamaya çalışması aralarındaki bağı daha sağlamlaştıracaktır.

Aile reisi, eşinin kendisine verilen bir emanet olduğunu ve bundan dolayı da hesaba çekileceğini bilerek davranmalıdır.

“Sizin hayırlınız ailesine karşı hayırlı olandır. Ailesine karşı en hayırlınız ise benim.” (İbn Mace, Nikâh, 50) 

Aile reisi, eşi ile eğlenmesini, neşelenmesini bilecek kadar fırsatları kollamalıdır.

“Bir Müslümanın meşgul olduğu her eğlence batıldır ancak okla atış yapması, atına idman yapması ve hanımı ile eğlenmesi bundan müstesnadır. Bunlar batıl değildir hak olan eğlencelerdir.” (Et-Tac Tercüme 2, 560 Hadis No: 906)

Aile reisi aynı zamanda aile bireylerinin de eğitmenidir. Onlarla geçireceğiniz kaliteli eğitim saatlerinin vesilesiyle belki de ahireti kurtulacaktır. İşten gelip ben çok yorgunum, bana dokunmayın deyip konuşmaktan çekinen ama saatlerini T.V. karşısında gereksiz programlar seyrederek geçiren bir baba ne kadar verimli ise o evlilikten beklenen fayda da o kadardır.

Cevat Akşit Hoca: Eşlerinize karşı sadık olun

Evlenme halinde karı kocanın birbirlerine karşı görevleri vardır. Bu görevler erkek için görev olduğunda kadın için hak olur. Yine aynı şekilde kadın için görev olduğunda da erkek için hak olur. Bunlardan birisi de cinsel ilişkidir. İnsan neslinin devamı ona bağlanmıştır. Evet, bu İslam’da vardır.

Fakat bu işin bir adabı ve sınırı vardır. Her Müslüman bunları bilmek zorundadır. Bir kere evlilik olmadan birleşme olmaz. Ona zina denir. Evlilik İslam’da şarttır ve ancak nikâh akdine binaen yapılabilir. Sadece bu durum meşrudur. Evlilik olmadan birleşmek büyük suçtur. Kur’an-ı Kerim’de “Böyle kişilerin yanına bile varmayın” buyrulmuştur.

Evlilik hayatında da cinsel birleşme kocanın görevi kadının hakkıdır. Aynı şekilde kadının görevi olduğunda kocanın hakkıdır. Avukat olmam sebebiyle birçok boşanma davasına şahit oldum. Tabi, taraflardan edinilen bilgiler kimseye söylenmez, sırdır ancak ortada bir realite var, gerçek var. Evlilik müessesinin dağılmasında, yuvanın yıkılmasında en etkili olan faktörlerden birisi de bu cinsellik meselesidir. Bu konuda Peygamber Efendimiz ümmetine önemli uyarılarda bulunmuştur.

Hazret Peygamber bir hadisi şeriflerinde, “Sizden biriniz geceleyin eşiyle cinsel ilişkide bulunduğunda, (aynı gece) tekrar beraber olmak isterse iki ilişki arasında tenasül uzuvlarını yıkasın” buyuruyor.

Bu hem kadın hem erkek için geçerlidir. Bunu yapmak müstehaptır, mecburi değildir. Sebebi ise ikinci ilişkinin daha hoş olması içindir. Bu hadisi Ebu Said’den İbn-i Ebu Şeybe nakletmiştir. Allah onlardan razı olsun…

HAZRETİ PEYGAMBERİN EVLİLERE TAVSİYELERİ


Peygamber Efendimizin evlilik ile ilgili bir başka hadisi şerilerinde ise ”Sizden biriniz eşinizle cinsel olarak beraber olduğu zaman, tam cima sırasında çok konuşmasın.

Çünkü bu, konuşanda veya çocukta dilsizliğe sebep olabilir” buyruluyor. Yine aynı konuda zikredilen bir diğer hadiste, “Sizden biriniz eşiyle beraber olduğunda, ilişki sırasında cinsel uzuvlara bakmasın. Bu, bakan kişi de basiret körlüğüne veya direk göz körlüğüne neden olabilir.

Bu durum çocuğa da bulaşabilir” buyruluyor. Peki, basiret nedir? Basar baktığını görmektir, basiret ise olayın arkasını, sonrasını görmektir. Bununla ilgili Peygamber Efendimizin hanımlarından Hz. Ayşe validemiz, “Resulûllah ile biz avret yerlerimize hiçbir zaman bakmadık” buyurmaktadır.

Tabi bunlar haram değil ama Peygamber Efendimizin tavsiyesidir. Bunlardan kaçınmamak mekruhtur. Sadece zaruri durumlarda doktor ve mahkemede bazı durumları ispat için bilirkişi bakabilir. Ancak başka durumlar yasaktır, haramdır.

EVLİLİKTE EŞLERİN AVRETLERİNİ GÖRME BAHSİ


Karı kocanın birbirine bakmasında dinen ölçüler vardır. Yabancı kadınlar veya erkekler yani fıkıh açısından nikâh düşen kadınlar veya erkekler avret mahallerinin ancak dışına bakabilirler. Yani kadına eli yüzü ayağı dışında bakılmaz. Erkeğe de diz kapağı ile göbeği arasına bakılmaz.

Evli çiftler eşlerinin her yerine bakabilirler. Haram değildir ama bakmamak da sünnettir. Bu hadisi de Deylemi, Ebu Hureyre’den nakletmiş… Allah onlardan razı olsun. Şefaatlerine bizleri nail eylesin.
Efendimizin uyarıları aileyi muhafaza etmeye yöneliktir

Evlilik bahsinde zikrettiği bir hadiste de Peygamber Efendimiz, “Sizden biriniz ailesi ile cinsel birleşimde bulunduğunda eşeklerin yaptığı gibi tamamen soyunmasın” buyuruyor. Âlimler ise hadisin açıklamasında; ‘Melekler vardır. Melekler bu durumdan hayâ ederler. Oradan uzaklaşırlar. Sonra da orası şeytanın yeri olur, şeytanın nasibi olur. Sonra teşekkül edecek çocukta şeytanın da nasibi olur. Tamamen soyunmak haram değil. Fakat edeptendir’ buyuyorlar. Bu tavsiyeleri dikkate alan aile hayatında rahat eder. Burada yorganın altında olmak kastedilmiyor. Ona müsaade edilmiştir. O başka bir durumdur. Bunun dışında yine çok önemli bir husus daha zikrediliyor.

Hazreti Peygamber, “Sizden biriniz eşiyle birlikte olduğunda ona sadık olsun. Kendi zevkini tatmin eder etmez hemen olaya son vermesin. Eşinin de zevkini tatmin etsin” buyuruyor. Bu hadisin devamında çok daha değişik detaylar anlatılmış ama ben oralara girmiyorum. Fakat şunu ifade edeyim; Bir tarafın tatmin olmaması rahatsızlıklara sebep olur. Karşı tarafta zamanla büyüyen psikolojik sorunlara sebep olur.

Hatta ayrılmalara kadar gidecek hususlara bile neden olabilir. Efendimizin uyarıları bu şekilde aileyi muhafaza etmeye yöneliktir. İki tarafta sünnete uyar, birbirine saygılı olur, karşılıklı muhabbetini bitirmezse mutlu mesut yaşarlar. Allah bizleri Kur’an’a ve Sünnete hakkıyla uyanlardan eylesin. Âmin.

Kaynak: Milli Gazete de köşe yazısından