Ramazan ayı mü’minlere tahsis edilmiş bir ay. Sevgili Peygamberimiz öyle söylüyor. “Recep Allah’ın, Şaban benim, Ramazan da mü’minlerin ayıdır” diyor. Gerçekten Ramazan ümmet-i Muhammed’e (sav) Allah tarafından ihsan edilmiş bir fırsat.

Ramazan’ın şerefi de diğer aylara göre sultanlığı, Kur’an’dan geliyor. Kur’an’dan daha şerefli bir kelam yok. Kur’an Ramazan’da Kadir Gecesi’nde indirilmiş. Kur’an 30 cüz. Böylece bir hatim indirmeli. Veya camilere gidip Kur’an okuyan hafızları, mukabele okuyan hafızları dinlemeli. Dinlemek de okumak gibidir.



-Hocam rahmet, bereket, gufran ayı Ramazan’dayız. Biz Müslümanlar Ramazan’ı nasıl idrak edelim?

-Ramazan ayı mü’minlere tahsis edilmiş bir ay. Sevgili Peygamberimiz öyle söylüyor. “Recep Allah’ın, Şaban benim, Ramazan da Mü’minlerin ayıdır” diyor. Gerçekten Ramazan ümmet-i Muhammed’e (sav) Allah tarafından ihsan edilmiş bir fırsat. Mesela, Kadir Gecesi, bin aydan hayırlı. Bizim ümmet-i Muhammed (sav) olarak ömrümüz kısa geçmiş ümmetlere göre. Bundan dolayı Peygamberimiz (sav) ve sahabiler çok üzülmüş. “Uzun yaşayamıyoruz, Allah yolunda uzun cihat yapamıyoruz, hizmet yapamıyoruz” diye. Cenab-ı Hak da bu sureyi indirmiş. Orda “Bin aydan daha hayırlıdır” diyor. Böyle olunca bir adam 50 sene yaşasa. Bunun 15 senesini çocukluk dönemine ayırsa, 35 sene çarpı 1000 ay, Bin ay 84 sene yapıyor. Biz geçmiş ümmetlerden daha kazançlıyız. Allah’ın lütfu bu. Tabi ki Peygamberimiz sayesinde olmuş. Peygamberimiz, peygamberlerin kumandanı, önderi. Her şey O’nun hürmetine yaratılmış. Biz de O’na ümmet olmak hasebiyle. Allah bize böyle bir ihsan da bulunuyor. Ramazan gecelerini ümmeti Muhammed Kadir gecesi bilerek bin aylık kazancı fırsat bilmeli.

Ona göre işlerini ayarlamalı. Buna göre hazırlık yapmalı, her gecesini Kadir gecesi bilip Ramazan’ı gündüzleri sıyamlı, oruçlu, geceleri kıyamlı geçirmeli. Camiye gidip Teravih namazlarını kılıp ihya etmeli. Peygamberimiz “Ramazan’ı ihya edenin günahları silinir” buyuruyor. İşlerini ayarlamalı, doktora gidip ona göre ilaçlarını ayarlatmalı. Böyle bir fırsatı kaçırmamaya çalışmalı. Uyanık olmalı, Meleklerin duasını almalı. Ramazan’da oruç tutan, Ramazan’ı idrak eden mü’minlere melekler dua ediyorlar. Allah’ın bu fırsatından yararlanmalı.

RAMAZAN’IN ŞEREFİ KUR’AN’DAN GELİYOR

-Ramazan ayı aynı zamanda Kur’an-ı Kerim ayı. Bu ay içinde Kur’an’la ilişkilerimizi nasıl tanzim edelim hocam?

* Ramazan’ın şerefi de diğer ayların sultanlığı, Kur’an’dan geliyor. Kur’andan daha şerefli bir kelam yok. Kur’an Ramazan’da Kadir gecesinde indirilmiş. Ramazan’da en az bir cüz okumalı. Kur’an 30 cüz. Böylece bir hatim indirmeli. Veya camilere gidip Kur’an okuyan hafızları, mukabele okuyan hafızlar ı dinlemeli. Dinlemek de okumak gibidir. Bu da Peygamber Efendimiz (sav )’in sünnetidir. Cebrail (as) Kur’an- ı Peygamber Efendimize okudu, Efendimiz dinledi. Ramazan’da mukabele yaptılar. Mukabele ordan geliyor. Camilere gitmeli, mukabele dinlemeli. Eğer gidemiyorsa, geceleri evinde Kur’an okumalı. Sadece okumakla kalmamalı. İşlerini ona göre ayarlayarak tefsir okumalı.

KUR’AN’LA İÇLİ DIŞLI OLUNMALI...

Çok muhterem hocamız Hasan Basri Çantay’ın Kur’an Hatim Meali var. Fevkalede güzel. Onu okumalı. Kur’an’da neler var? Bunu anlamalı. Maalesef hocalarımız bile Kur’an-ı Kerim’in tefsirini baştan sona okumuyorlar. Biz anadan babadan gelen bir geleneğe göre Müslümanız. Beleş bulmuşuz Müslümanlığı öyle gidiyoruz. Kur’an’da ne var? Benim inandığım Kur’an’da. Bunun için indirildiği ayda da tam zamanıdır. Bunu sabahleyin de yapabilir. Bunu seher vaktinde yaparsa. Seher vaktinde okunan Kur’an’a melekler şahit olur, Kur’an’da da övülmüştür. Ama o zaman kalkamıyorsa, kuşluk vaktinde de olabilir. Öğleden sonra okuyabilir. Bir plan dahilinde her gün mutlaka Kur’an’la içli dışlı olmalı.

ORUÇ DAHA ÖNCEKİ ÜMMETLERE DE FARZ KILINDI

Hocam Ramazan’a has oruç ibadeti var. Bununla birlikte Ramazan’ ın son 10 gününde Resulullah’IN (sav) hiç terk etmediği itikaf ibadeti var. Biraz da bunlardan bahseder misiniz?

* Oruç normalde helal olan yeme içmeyi, tan yeri ağarmasından gün batımına kadar kesmektir. Normalde bizim alıştığımız şeyler bunlar. Su içmek helal, yemek yemek helal. Bu alıştığımız şeyleri Allah’ın emriyle tan yeri ağarmasından gün batımına kadar terk ediyoruz. Alıştığımız şeylerin terk edilmesi, uzak kalınması, insan yaratılışına zor gelir. Hele yaz günlerinde 17 saat gün sürüyor. Çalışanlar gidiyorlar oruçlu şekilde çalışmak zorunda kalıyorlar. Ekin tarlasında oruçlu olarak ekin yolmak. Bunlar zor gelir insana. Zor geldiği için Allah bu zor işleri mi koşmuş, düşünmemeli. Onun için diyor ki, “Oruç sizden öncekilere de farz kılındı” Böyle bir düşünceye kapılmayın, “Bu sizin için”… Allah’ın bizim ibadetimize ihtiyacı yok. Bizim günahlarımızın arınması için.

RUH VE NEFİS TARAFIMIZ MÜCADELE HALİNDE

* Tertemiz bir yaratılışımızı tekrar kazanmamız için, dünya kirlerinden arınıp tertemiz bir fıtratımız için. Allah’a layık bir halife insan şekline gelebilmemiz için en etkili oruç. Bizde iki şey var… Ruh tarafımız var, nefis tarafımız var. Nefis, aşağılık istiyor, ruh arştan gelmiş, bizi arşa yükseltmek istiyor. Bu ikisi mücadele halinde. Akıl vermiş Allah. Peygamber göndermiş, kitap göndermiş. Biz nefsimizle mücadele ediyoruz. Oruç tutunca nefsimizi yenmek kolay oluyor. Nefsimizin arzularını durdurduğumuz için, su içeceksek dur diyoruz, yemek yiyeceğiz dur diyoruz. Nefsimizin arzularına dur demek Ramazan’da daha kolay, becerebiliyoruz. Arşa yükselen ruh tarafımıza doğru, yol alıyoruz. Tertemiz bir yaratılışa kavuşmamız için Allah bunu bize emretmiş.

İTİKAF, KAÇIRILMAMASI GEREKEN FIRSAT

Allah’ın bizim ibadetimize ihtiyacı yok. Bizim iyiliğimiz için. Gerçekten ona halife olacak. Orucu gerçekten istekle zorla yapıyormuş gibi değil de sevinçle, iyilikle tutmalıyız. Orucu tutarken de sadece aç kalmak değil. Nefisle mücadele olduğunu bilmeli, gözümüzü haramdan sakınmalı. Dilimiz haramdan sakınmalı. Allah’ın yasak ettiği şeylerden de uzak kalmalı. Bunlardan da nefsimizi uzak tutmalıyız. Bununla oruçla hedeflenen yere ulaşabiliriz. Peygamberimiz Ramazan’ın son on günü için, “Kadir gecesini son on günde arayın” buyuruyor. Teklerinde arayın… 21, 23, 25, 27… Şimdi Müslümanlar 27 olarak kutluyorlar. Olabilir. Ama yüzde 100 değil. Bunun için Peygamber Efendimiz (Sav) Kadir gecesini de yakalamak i için itikafa girerdi. İbadet için camiye mescide kapanır, ilişkilerini keserdi, kendini Allah’a bağlayıp camiye kapanırdı. İbadet kastıyla. Buna itikaf deniyor. Resulullah (sav)’in sünnetidir. Hiç terk etmemiştir. Tutamadığı zamanlar bilahare bunu ödemiştir. Halbuki farzlar ödenir, sünnetler kaza edilmez. Ama itikaf öyle bir sünnet ki, kaza ediyor, Peygamberimiz. Biz de durumumuz müsaitse Peygamber Efendimiz’in bu sünnetini yerine getirmeliyiz. Ve camide abdestsiz bulunulmaz, devamlı abdestli uyunulur. Devamlı ibadet hali olur. İtikafta tövbe istiğfar edilir. Zikredilir. İman kelimesi zikredilir.Peygamber Efendimiz (sav)’e salavat getirilir. Ayrıca kazanılır., Bu da kaçırılmaması gereken bir fırsat itikaf ibadeti. Tabi görevli olanlar işçi olanlar. Farz deği. Ama tatilini ona göre rastlatır, izin alır, iznini yazın kullanacağına bu 10 günde kullanabilir. Efendimizin bu sünnetini, kaza ettiğini düşünerek hiç kaçırmamalı. Kesinlikle itikafa girmeyi hedef almalı, kendini hazırlamalı.

ZEKÂT RAMAZAN’DA ÇOK DAHA EFDALDİR

Hocam, Ramazan’da sosyal yardımlaşma ve dayanışma da zirveye çıkıyor. Genelde mü’minlerzekÂtlarını Ramazan ayı içinde hesaplıyorlar ve veriyorlar. Ramazan sonrası verilen fitre var. Ramazan’ın sosyal boyutunu nasıl izah edersiniz?

* Allah bizi kendisine halife yaratmış. İmtihan dünyasındayız. Nefis tarafımız bize aksi şeyleri söylüyor. O topraktan yaratılmış. Ama ruh tarafımız arştan gelmiş. O bizi arşa yükseltmek istiyor. Ruh tarafımız Allah herkesi yarattığı için Allah’ın kulları. Biz de Adem (as)’dan geldik, babamız Adem, annemiz Havva. Kardeşiz. Mü’minler kardeştir. Allah’ın halifesi olduğumuz haseple bütün herkese iyilik katar. Yarattığı insanlardan yağmuru kesmiyor, güneşi kesmiyor, ayı söndürmüyor. Onları da dünya nimetlerinden mahrum bırakmıyor. Kendisi yarattığı için. Ama hesabını verecek tabi, şükrünü eda etmediğinden. Halife olunca, halife olma özelliğine kavuşunca oruç tutunca, insanların iyilik duyguları kuvvetleniyor. Mesela, “Oruçluya iftar ettiren oruç tutmuş gibi sevap kazanır” buyuruyor Peygamber Efendimiz. Sadaka başka zaman da gerekli, ama Ramazan’da namütenahi sevap alma imkanı var. Bunu fırsat bilip vermeli. Zekat aslında yalnız Ramazan’da verilmez. Zekat, zengin olma ölçüsüne kavuştuğunuzdan itibaren, bunu not edersiniz, kameri aylara göre bir sene sonra geldimi, eğer dinimizin öngördüğü zenginlik malı para varsa, ticaret malı varsa, zengin sayılırsınız. Zekatın ille Ramazan ayında verilir diye bir kural yok. Zenginlik ölçüsünü yakaladığınız da Diyanet Buna 81 gram altın diyor. Olabilir. Elinizdeki 81 gram altının ölçüsüne bakarsınız, birikmiş paranız, ticaret malınız varsa, 81 gram altınlık, o anda zenginsiniz, şeran dinen zenginsiniz, bundan itibaren bir sene sonra bu zenginlik duruyorsa, veya elinizde o anda ne kadar varsa zenginlik üstünde, onun 40’ta birini zekat verirsiniz. Ama Hazreti Osman zamanında zekat ayı geldi demiş Hz. Osman, hutbe okumuş. Sahabi var karşılarında. Hiç itiraz etmemişler. Neye itiraz etmemişler. Çünkü Ramazan’da yapılan şey daha çok sevap kazandırıyor. Bir de Ramazan’da olunca sene kaybı olmuyor, yanlış hesap olmuyor. Ramazan’da olması Hz. Osman tarafından Mü’minler tarafından hoş karşılanmış. Hem daha çok sevap almak, hem de sene kaybı olmasın diye. Şimdi biliyorsunuz Miladi takvim var. Miladi takvimle Kameri takvim arasında fark var. Miladi takvime uymaya kalkışırsanız 30 senede bir sene kayboluyor. Mü’minler Ramazan sonrasında bayram edecekler Bayram şenlik demek. Adamın karnı açsa, nasıl şenlik yapacak? Allah (c.c.) zekatı verin demiş. Karnı doyarsa, para olursa bayram namazını sevinç içinde kılar. Bu sebeple Ramazan’da zekatların verilmesi, Müminlere dayanışma teşvik edilmiş, öngörülmüştür.