Anadolu’nun herhangi bir köşesinde pasta fırını üreten bir firmanın kapak cıvatasında sorun var diye “tehlikeli ürün” olarak deşifre ediliyor da, “bu 112 GDO’lu ürün pazarlayıcılarını” neden deşifre edilmiyor?

Terörün aldığı canları biliyoruz da, gıda terörünün hayattan kopardığı canlardan haberimiz var mı? 

ETİKETİNDE “E120” YAZIYORSA BÖCEK YİYECEĞİNİZİ BİLİN

Karminik Asit adlı katkı maddesi, kaktüsleri mesken edinmiş bir böcek türünden elde ediliyor. Karmin böceği, kaktüs bitkisine kene gibi yapışarak hayatını sürdürür. Meksika’da bu iş için özel Karmin tarlaları kurulmakta, böcek ve larvaları üreticilerce toplanarak gıdalarımıza katılmak üzere toplanmakta…

Karmin böceğinin vücut ve yumurtalarından elde edilen ‘Karminik asit’in, Avrupa Birliği EC kod sistemindeki karşılığı E120.  Gıda endüstrisinin kırmızı renklendirici olarak kullandığı bu böceğin kanı, bedeni ve larvaları saf renklendirici (E120i) ve ham ekstrakt (E120ii) şeklinde pazarlanmakta.

BİR KİLO KARMİN İÇİN 160 BİN BÖCEK

Karminik Asit’in üretimi sırasında, böcekler, kurutulduktan sonra iki şekilde öldürülüyor; sıcak suya daldırılarak yahut buhara maruz bırakılarak.

gıda terörüne karşı hangi ürünleri ile ilgili görsel sonucu

Üretimdeki metot farklılıkları veya böceğin farklı türleri, kırmızı, mor ve pembe renk tonlarının oluşmasına neden oluyor. Bir kilo boya elde etmek için, 150-160 bin böcek gerekiyor.

gıda terörüne karşı hangi ürünleri ile ilgili görsel sonucu

BU GIDA TERÖRÜNE BULAŞMAMAK İÇİN ÖNERİLERİMİZ
İlk önce herkes “gıda ilmihalini” öğrenmelidir. Devlet olarak ise “İslam Gıda Kodeksi” hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

Halen AB gıda kodeksi uygulanmaktadır. Helal ve haram ilkelerine çok dikkat edilmelidir. Deterjan ve şampuanlar kullanılmamalıdır. Hazır süt ve yoğurtlar alınmamalıdır. Asitli içeceklerden uzak durulmalı, eve sokulmamalıdır. Özellikle domuz derisinden elde edilen “jelâtin” içeren her türlü gıda ve içecek tüketilmemelidir.

Sızma zeytinyağı kullanılmalı mayasız ekmek yenmeli ev süt ve yoğurdu tüketilmeli süzme bal alınmamalı çikolata tüketilmemeli, salam ve ucuz sucuk ve pastırmadan uzak durulmalıdır. Meyve tüketilmelidir.

Yeşil çay ve Türk kahvesi içilmelidir. Bedava aşılara dikkat edilmeli mümkünse yaptırılmamalıdır. Çünkü Amerikalı milyarder Rockfeller’in dünya insanını kısırlaştırma planı vardır.

İnsanlığın “azgınlık” sınırına ulaştığı dünyamızda beslenmemize dikkat etmeli haram ve helali hayatımızda gerçekten yaşamalıyız. Çalışmak ve tedbir almak bizlerden takdir Allah’tandır.

gıda terörüne karşı hangi ürünleri ile ilgili görsel sonucu

HELAL VE TEMİZ GIDA
İnsanlığın ilk imtihanı “gıda” ile olmuştur. Hz. Âdem bu imtihanı kaybetmiş ve cennetten çıkarılmasına sebep olmuştur. İslam da helal gıda ve helal kesim çok önemlidir. Çünkü helal ve haramı birbirinden ayıramayan ve gereğini yapamayan müslümanın hiçbir duası kabul edilmez. Aynı zamanda helal yemenin, helal içmenin insan eğitiminde, insan kişiliğinde çok önemlidir. Onun için Salih bir toplum ve Salih bir insan için helal gıda şarttır. Bu noktada devlete düşen görev ise gıda güvenliğini sağlamak takip etmek ve vatandaşları doğru beslenmeye sağlıklı gıda tüketimine yönlendirmek ile görevlidir. Yani toplumda helal ve sağlıklı gıda tüketimi bilinci oluşturulması esas amaç olmalıdır.

GIDA TERÖRÜNÜN YANSIMALARI: OBEZİTE, KISIRLIK, KANSER, KALP DAMAR HASTALIKLARI VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. PSİKOLOJİK ETKİLERİ:

 SALDIRGANLIK, BUNALIM, SÜREKLİ TÜKETİM HASTALIĞI
Gıda terörünün Türkiye’ye yansıması tehlikeli boyutlara ulaşmış ve Türkiye obezite hastalığında Avrupa birincisi dünya besincisi olmuş durumdadır. Türkiye’ de halen 15 milyon diyabetli insan, dört milyon böbrek yetmezliği hastası, 42 milyon kalp ve damar hastası olan insan vardır. Aynı zamanda Türkiye de kısırlaşma oranı %35 lere varmıştır. Doğan çocukların %20 si engelli ya da sağlıksızdır. Çocukların ve gençlerin %3 ü ile %7 si arasında psikolojik hastalıklar, bunalım, saldırganlık, asilik ve dik kafalılık olduğu tespit edilmiştir. Bütün bu hastalıkların bu hormonlu ve genleri değiştirilmiş bitkisel ve hayvani gıdaların etkisi olduğu tıbbi ve teknolojik olarak tespit edilmiştir.

gıda terörüne karşı hangi ürünleri ile ilgili görsel sonucu

“GDO” VE GIDA TERÖRÜ
“GDO” genetiği değiştirilmiş organizmalardır. Gıdaya terör bulaştıranlar karlarını en üst noktaya çekmek için yapılan müdahaleye gen değiştirme denir. Bunun amacı bitki ve hayvanlarda “al benisi” için yapılan operasyonlardır. Bunun için “gen transferi” yapılmaktadır. Adı ise “yeşil devrim” olarak dünya kamuoyuna takdim edilmiştir. Dünyada özellikle Afganistan ve Irak ‘ta binlerce dekar alan bu iş için tahsis edilmiş durumdadır. Afrika , diğer geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelere yardım adı altında “GDO” ‘lu tohumlar verilmektedir. Özellikle Irak ve Afganistan da yerli tohum kullanmak kanunla yasaklanmıştır. Bu duruma Rus Ortodoks Kilisesi karşı çıkmış; “GDO” yaratıcının doğal haline müdahale olarak görülmüştür. Amerika ve İsrail ise “GDO” yu olumlu bulmuş ve halen uygulamaktadırlar.
Amerikan eski dış işleri bakanı Henry Kissenger bu konuyla ilgili olarak şu beyanatı vermiştir: “Gıda bizim bir silahımızdır. Her meselede olduğu gibi bu meselede de siyasi, sosyal, ekonomik, çevresel, sağlık ve dini boyut vardır. Biz bu “GDO” konusuna bu açıdan bakmalıyız“. Yine bu konuyla ilgili olarak Dünya Ticaret Örgütü şu sloganı hayata ve gıdaya yansıtmak üzere “ yeni tohum, yeni yaşam inşa etmektir.” Biz dünyada mono ve nano dünyasını yaratmak istiyoruz.

Osman İkinci/EĞİTİMCİ