Yaşlılar ve altta yatan ciddi kronik hastalığı olanlar yanında doktor, hemşire, hasta bakıcı, laborant, tekniker gibi hastane çalışanlarının "öncelikle" grip aşısı olması gerektiğini bildiren derneklere tokat gibi bir cevap geldi.

Milliyet' ten Mert İnan' ın haberine göre, bir göğüs hastalıkları hastanesindeki sağlık personelinin sadece yüzde 4.3' ünün aşı yaptırmış olmaları, bu derneklerin daha kendi meslekdaşlarını bile ikna edemediklerini göstermesi bakımından çok dikkat çekici ve endişe vericidir.

Bu hastanenin bir göğüs hastalıkları hastanesi olması daha da önemlidir çünkü grip hastalarının büyük bir kısmı göğüs hastalıkları tarafından tedavi edilirler.

Tıp derneklerinin yaptığı hataları daha önce defalarca dile getirdim ama anlaşılan o ki dernekler kendilerine yapılan bu ikazları hiç önemsemiyorlar.

Bunları üç maddede özetlemek isterim:

BİR: Grip aşısı hakkında lütfen sadece gerçekleri söyleyin, halkı tam ve doğru bilgilendirin. Mesela bu aşıların koruyuculuğunun sezonuna göre "sıfır" bile olabileceğini, bu sene aşının en ağır gribe yol açan H3N2' ye karşı en fazla yüzde 10 koruyucu olabileceğinin şimdiden bilindiğini mutlaka bildirin.

İKİ: Grip aşısı tartışılırken tutup da başka aşılardan bilhassa da kimsenin adını bile ağzına almadığı çiçek, çocuk felci, difteri aşılarından bahsederek mevzuyu saptırmayın. Bu sizin tezinizi savunamadığınızı gösterir.

ÜÇ: Tıpta ve bilimde hamaset, bağırma, çağırma olmaz. Akademisyenler "sert" ifadelerle değil bilimsel verilerle konuşurlar. Mesela, tıp dernekleri biz grip aşılarını ülkemizde kendimiz araştırdık, gribe yakalanmayı, grip sebebiyle hastaneye yatışları ve ölümleri ne oranda azalttığını belirledik, işte rakamlarımız demeliler.

Gelelim neticeye

Grip aşıları alakasız genel bilgilerle, bizden olmayan rakamları öne sürerek, tehditkâr konuşarak tartışılmaz, sizlere inanların sayısı giderek azalır, doktorlar bile aşı yaptırmaz olur.

Sağlık personelinin (haberde geçmiyor ama içlerinde doktorların da olduğu varsayıyorum) bile uzak durduğu aşıyı ise halk asla yaptırmaz.

***

Milliyet' te Mert İnan' ın haberi:

Grip (influenza) tüm dünya ve Türkiye’de ciddi sağlık sorunlarına yol açarken, ölümlere dahi neden oluyor. Her kış dönemi uzmanlar, vatandaşlara grip aşısı olmalarını salık verirken, sağlık çalışanları arasında yapılan bir anket ise sağlıkçıların aşıya temkinli yaklaştığını ortaya koydu.

Adı gizli tutulan bir Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde görevli 230 sağlık çalışanından sadece 10’unun grip aşısı yaptırdığının anlaşılmasından sonra, bu hastanedeki çalışanlarla grip aşısına yaklaşımları konusunda anket yapıldı. Ankete göre, bu hastanede görevli 115 çalışandan sadece yüzde 4.3’ünün grip aşısı yaptırdığı tespit edildi. 

Hiç yaptırmayan yüzde 51

Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr.Tuğba Sarı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı’ndan Dr.Fatih Temoçin ile Yozgat Devlet Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr.Hatice Köse tarafından gerçekleştirilen araştırmadan çıkan sonuçlara göre aşı olmak istemeyenlerin yüzde 64.5’i, aşının gerekliliğine inanmadığını dile getirdi. Çalışmadan çıkan sonuçlar şöyle; 

“Gribe karşı aşılanma dışındaki diğer korunma yöntemlerini tercih edenlerin oranı yüzde 40.9. Sağlık çalışanlarının yüzde 51.3’ü hayatı hayatı boyunca hiç influenza aşısı yaptırmadığını söyledi. Grip hastalığının riskli bir hastalık olduğunu düşünmeyenler yüzde 34.5, injeksiyondan korkanlar yüzde 11.8, aşının grip yaptığına inananlar yüzde 27.3, gripten antibiyotikle korunabileceğini düşünenler yüzde 16.4 olarak tespit edildi.” 

BİT TAKIM PROFESORLERDE KULLANMIYOR VE KARŞI ÇIKIYORLAR

Bir takım profesörler artık kimsenin inanmadığı, gülüp geçtiği “Grip aşırının yüzde 100 etkili olduğu” veya “Herkesin mutlaka grip aşısı yaptırması gerektiği” uyarılarına devam ededursunlar, aşı üreticileri çoktan yeni grip aşısı çalışmalarına başladılar.
 
Halen kullanılmakta olan grip aşılarının genç ve sağlıklı insanlardaki koruyuculuğunun yüzde 90 falan değil yüzde 60’ ın bile altında olduğu, bu aşılara esas ihtiyacı olanlarda ise bir işe yaramadığı artık saklanması mümkün olmayan gerçekler olarak karşımızda duruyor.
 
60 sene geçmişi olan grip aşılarının insanların sağlığını korumaktan ziyade üreticilerin kasalarını doldurmaya yaradığı gün gibi ortada.
 
Bu gerçeği, esas amaçları insanların gripten korunması değil, daha çok para kazanmak olan endüstri de elbette biliyor ve artık pazarlama faaliyetleri ve korkutma kampanyalarının işe yaramadığını gördükleri için de yeni aşılar için acele ediyorlar.
 
Evet, yeni grip aşıları pek yakında eczane vitrinlerini süsleyecek.
 
Adı “yeni” diye de bunları matah bir şey sanmayın sakın.
 
Endüstrinin tüm grip virüslerine karşı ömür boyu koruma sağlayacak bir aşı geliştirme gibi bir amacı elbette yok, olması da imkânsız!
 
Böyle bir niyeti olana da zaten fırsat vermezler bu âlemde, o da başka bir mesele.
 
Yeni grip aşıları nedir?
 
Yeni grip aşıları çoktandır denenmeye başladı bile; önümüzdeki birkaç sene içinde de tüm dünyada satışa çıkacaktır şüpheniz olmasın.
 
Aslına bakarsanız, yeni aşıların prensipte eskilerden hiç bir farkı yok.
 
Bunlar da mutat aşılar gibi “sürekli olarak değişim gösteren yüzey antijenlerinden” hazırlanıyor.
 
Yeni grip aşılarından biri şu anda kullanılan aşıya göre 4 misli fazla antijen bulunan “yüksek doz aşılar”.
 
Bunlar, mutat aşıların yeteri kadar koruyuculuk sağlamadıkları, bunun daha yüksek miktarda antijen verilerek sağlanabileceği varsayımına dayanıyor.
 
Varsayım diyorum, çünkü bu aşılar için FDA tarafından yayınlanan prospektüs bilgilerinde “Fluzone High-Dose aşının gribi önlediğine dair veri olmadığı” bildiriliyor.
 
CDC’ nin sayfasında ise şu bilgiler yer alıyor:
 
“Bu aşı ile daha fazla antikor oluştuğu gösterilmiştir ama bunun gribe karşı daha iyi bir koruma sağlayıp sağlamadığı belli değildir. Bu aşının standart grip aşısına göre daha etkili olup olmadığını ortaya koyacak olan araştırmanın 2014-2015 senesinde tamamlanacağı beklenmektedir.”
 
Yeni aşılardan “dört antijenli olanlar” ise mutat aşı gibi 2 A bir B tipi virüs değil, 2 A ve 2 B tipi virüs ihtiva ediyor.
 
Bunun prensibi de bugüne kadar kullanılan aşılarda bulunan B tipi virüsleri ile hastalık yapan B tipi virüslerinin uyumlu olmamasına dayanıyor.
 
2001-2011 arasında 10 aşıdan sadece 5’inde aşıdaki ile hastalık yapan B virüsünün uyumlu olduğu belirlenmiş.
 
Bu bilgiler, grip aşısının koruyuculuğunun “yazı-tura” atmaktan farklı olmadığını da gösteriyor.
 
Üçüncü grup yeni aşılar ise “skualenli aşılar”. Bunlar, mutat aşıya bağışıklığı kuvvetlendiren bir madde (skualen) ilâve edilmesiyle hazırlanıyor.
 
Domuz gribi salgını sırasında bu skualenin ne menem bir şey olduğunu anlatmıştım; şimdi bu konuya girmek istemiyorum.
 
Görüldüğü gibi yeni denen grip aşılarının hiçbiri “yeni-meni” değil; endüstri eskileri biraz süsleyip allayıp pullayıp boyayıp yeni gibi kakalamaya çalışıyor.
 
Yeni grip aşıları ne işe yarayacak?
 
Yeni aşılar birçok kesimin işine yarayacak.
 
Mesela önce benim gibi hâlen kullanılmakta aşıların etkili olmadıklarını, fazla bir işe yaramadıklarını ileri sürenlerin ne kadar haklı oldukları bir kere daha ispatlanmış olacak. 
 
İkincisi, yeni aşılar artık 20 sene mi olur 30 sene mi bilemem “foyaları çıkana kadar” endüstriye milyarlarca dolar kazandıracak.
 
Birçok sözde bilim adamı da yeni grip aşıları sayesinde gezecek, tozacak; hediyeler, honarariumlar alacak; köşeyi dönecek.
 
Gelelim neticeye
 
Yakında, bugüne kadar grip aşısı reklâmı yapanların “Eski aşıların gerçekten işe yaramadığını” bildiren ifadelerini duyarsanız, sakın şaşırmayın.
 
Bu bilesiniz ki, yeni grip aşılarının reklâm kampanyasının ilk sloganıdır.
 
Sonra yüzleri bile kızarmadan “Eskiler o kadar da tesirli değildi ama ne yapalım elimizde başka bir imkân yoktu. Yeni aşılar yüzde 100 etkili; herkes mutlaka yaptırsın” diyeceklerdir; gülmeyin.
 
Olan da gene vatandaşa ve sosyal güvenlik kurumlarına olacaktır.
 
Unutmayın: Tüm grip virüslerine ömür boyu etki gösterebilecek “gerçek mânada yeni grip aşısı” yüzey antijenlerinden değil grip virüslerinin gövdesinde bulunan ve tüm alt tiplerde ortak olan antijenlerden hazırlanarak yaratılabilir.
 
Bunun dışındaki aşılar sadece endüstriye para kazandırır.