Etüt Eğitim Merkezleri kapanmalı mı?

Konu kamuoyunda çokça tartışılmadan apar topar halledildi ancak hiç de öyle görünmüyor. Vatandaş şimdi kara kara düşünüyor. Hem de etüt merkezlerinin kapanması ile işsiz kalan 60 bin kişi ve ailesi kara kara düşünüyor. YGS kursu açık ama TEOG hazırlık yasak. Bu da başka handikap. Çocuğunu lisede gönder ama ortaokulda gönderme. Gerçekte Etüt Eğitim Merkezleri toplumsal bir ihtiyacı karşılamak için ortaya çıkmış kurumlardır. Velilerde büyük teveccüh göstermektedir.

Buradaki temel fonksiyon özellikle anne-babaların çocuklarına okul dışı saatlerde güvenli bir ortamda eğitim ve bakım hizmeti verilmesidir.  İkili eğitim yapan kurumlarda çocuklar okul  öncesinde veya sonrasında yarım gün açıkta kalmaktadırlar. Çalışan anne babalar açısından bu önemli bir sorundur. Öğrencinin öğle yemeğini yiyebileceği güvenli bir ortamda bulunacağı ve vaktini verimli bir şekilde geçireceği bir yere ihtiyaç duyulmaktadır.  Aynı durum normal eğitim yapan okullara devam eden öğrenciler için de geçerlidir. Onlarda 14.30’dan sonra böyle bir hizmete ihtiyaç duymaktadırlar.

Etüt eğitim merkezlerinde  öğrencilerin derslerine yardım edilmesi, sanatsal ve sportif faaliyetlerle çocuklara eğitim verilmesi veliler için ikinci bir tercih nedenidir. Çünkü Bakanlıkça okullarda ücretsiz verilen Destekleme ve Yetiştirme kurslarıyla birlikte  milyonu aşkın öğrenci zaten bu hizmeti okullarında ücretsiz aldığı için bu amaçla Etüt Eğitim Merkezlerine gitmelerine gerek kalmamıştır.  Etütlere devam eden çocukların büyük çoğunluğu eğitim değil bakım hizmeti için oradadırlar.

Bir yandan kentleşmeyle birlikte, çekirdek aile sayısı artarken diğer yandan kadınların işgücü piyasasında daha fazla yer almasıyla birlikte çalışan annelerin sayısı artmıştır. Bu da aile dışında bakım hizmetine ihtiyaç duyan çocukların sayısını artırmaktadır.  Yani her geçen gün etüt ihtiyacı artmaktadır.

Sorun şu ki; Etütlerin kapatılmasıyla birlikte bu çocuklar nerede nasıl zaman geçireceklerdir?

Velilerin bu hizmeti alabilecekleri Bakanlığımıza bağlı alternatif  bir kurum yoktur. Bakanlığımızın düşüncesi, Belediyelerce açılacak sosyal etkinlik merkezlerince bu hizmetin verilmesi ise burada birçok sorun karşımıza çıkacaktır.

Belediyeler için bu hizmeti vermek isteği bağlıdır. Bir belediye bu hizmeti vermek istemediğinde veya sadece birkaç kurs açtığında veliler çocuklarını nereye göndereceklerdir?

Somutlaştırmak için örnek verelim. Bir ilçemizde 10 tane Etüt Eğitim Merkezi var ve bunlar ilçe genelinde yaygın şekilde hizmet veriyor. Çocuklar kendi okullarına ve evlerine yakın merkezlere devam ediyorlar. 2 bin civarında öğrenci bu hizmetten yaralanıyor.  Bu ilçedeki merkezler kapatıldığında ilçe belediyesi 4 merkezde sosyal etkinlik kursu açarsa ve kapasitesi 200 öğrencilik olursa kalan 1800 öğrenci ne olacak?  

Bu durumda veli çocuğunu özel okullara göndermek zorunda bırakılacak. Ancak velinin imkânı olsa zaten Etüt yerine en baştan çocuğunu özel okula gönderir.  Vasat özel okul fiyatların yıllık 20 bin lirayı bulduğu dikkate alınırsa Çocuğunu Etüt Eğitim Merkezine gönderen kaç veli çocuğunu özel okula gönderebilir ki!

Etüt Eğitim Merkezlerinin kapanmasıyla birlikte veliler bu hizmeti almak için çareler arayacaktır.

Bunun sonucunda

  1. Özel okula 12 nin tl ödeyemeyip çocuğunu sınavlara ve derslerine iyi hazırlamak isteyen veli çocuğunu nereden faydalandıracak? 3-5 bin verip bunu etüt merkezlerinden sağlıyordu.
  2. Evlerde, iş yerlerinde hizmet veren resmiyeti olmayan kaçak kurumlar ortaya çıkacaktır.
  3. Çocuk Kulübü, matematik kulübü, oyun grubu, çocuk akademisi, çocuk sanat merkezi, oyun merkezi, bilim merkezi, sanat atölyesi, … vb. adlar altında kurumlar türeyecektir. (Türemeye başlamıştır ). Bunlar denetimsizdir.
  4. Bazı belediyeler durumu kendi zihniyetlerinde eleman yetiştirme fırsatına dönüştürecekler dir. (Bu ülkede PKK’ya kaynak aktaran belediyeler olduğu ve kayyum atandığını unutmayın)
  5. Belediyelerin yürüttüğü bu hizmeti kim denetleyecek ve amaç sapmasının önüne geçecektir?
  6. Okullarda verilen kurslar disiplinli olmamakta verim alınamadığı sık sık ifade edilmektedir. Aynı okul öğretmenleriyle aynı öğrenciler zaten hafta içi birliktedirler aynı zamanda hafta sonu atnı hocalarla bu iş faydalı şekilde yürütülmedini eğitimcilerde söylemektedir.
  7. Ülkemizde sınav varsa mutlaka sınav hazırlıkta olacaktır. Bu iş eğer etüt merkezlerini kapatarak çözülürse yarın yerine gayri meşru merekzlerde el altından yürütülür. Bu da başka sıkıntılara yol açar.
  8. Etüt Merkezlerinde görev yapan 60 bin personel boşta kaldı. Bunları da düşünmek gerekir. 

Etüt Eğitim Merkezlerinde sınavlara hazırlık amaçlı kurslar veriliyor ve bunun da bakanlıkça yasaklandığını, kontrol altına alınması için kapatıldı. Bunun yolu denetimden geçer. Kurumları kapatarak velilerin ve öğrencilerin mağduriyetine neden olmak doğru bir tercih değildir. Kuurmlar eğer işlevini doğru görmüyorsa vatandaş göndermiyor ve kendiliğinden kapanıyor.

Düşünün ki, mahallenizdeki parkta, yağmur yağdığı zaman çocuklarınızın korunacağı bir barınak var ancak bazı kiremitleri kırık ve çatısında akma oluyor. Yapılması gereken  şey çatıyı tamir etmektir. Çatıyı tamir etmek yerine barınağı yıkarsanız  çocuklarınıza iyilik yapmış olmazsınız tam tersine çocuklarınızın daha çok ıslanmasına sebep olursunuz. Etütlerde sorun varsa bu sorunlar mutlaka çözülmelidir. Toplumsal ihtiyaç olduğu halde bu kurumları kapatmak çok daha büyük sorunlara neden olacaktır.  

ETÜTMERKEZİ SAHİPLERİ DE KARARA TEPKİLİ

Kazanım Eğitim Kurumları Kurucu Müdürü, İzmir Özel Öğretim Dernekleri (İZODER) Etüd Komisyonu Başkanı, Özel Kurslar Derneği (ÖZKURDER) Üst Danışma Kurulu Üyesi ve Ege Bölge Etüt Sorumlusu, Türkiye Etüt Merkezleri Birliği Üyesi Barış Yıldız, etüt merkezlerinin kapatılmasına ilişkin Yenigün'e önemli açıklamalarda bulundu.

Etüt Merkezlerine çeşitli destekler ve en önemlisi süre verilmesi gerekiyor. Şubat ayında karar çıktı 'Temmuz'da kapanacak' deniyor. Böyle bir uygulama dünyanın hiçbir yerinde olamaz. Eğitim sadece belediyelerin kucağına bırakılamaz. Çünkü belediyelerin asli görevi değildir eğitim. Devlet de bu işten zarar edecek. Dediğim gibi biz destek ve süre istiyoruz. Dozer gibi bizim üstümüzden geçmesinler. Biz, bu işe yatırım yaptık, emek harcadık. Mağdur olmak istemiyoruz. 

Etüt Merkezlerinin kapatılmasıyla 2 milyona yakın insanın mağdur olacağını ifade eden Yıldız, “Türkiye'de 2006 tane ruhsat almış Etüt Merkezi var. 500 tane de Milli Eğitim Bakanlığı'ndan onay bekleyen Etüt Merkezi var. Ülke genelinde 70 bine yakın personeli, 400 bine yakın öğrencisi olan kurumlardan söz ediyoruz. Aileleri de düşünürsek 2 milyon kişiyi doğrudan ilgilendiren bir konu bu. Etüt Merkezlerinin yüzde 70'ini kadınların kurduğunu ve personelin büyük çoğunluğunun kadın olduğunu görüyoruz. Etüt Merkezlerinin kapanması kadın istihdamına ciddi anlamda zarar verecek. Aynı şekilde birçok öğretmen açıkta kalacak. Binlerce insanın işssiz kalması korkunç bir şey. Etüt Merkezleri'nin ekonomiye katkısı yadsınamaz. Hükümet bana göre Etüt Merkezlerini desteklemeli. Kapatarak yanlış bir uygulamaya gidiyorlar” dedi.

Sonuç olarak ; Vatandaşımızın ve eğitimcilerin milyonlarca lira yatırım yaptığı etüt merkezleri bir gecede sektöre sorulmadan kapatılmaktadır .

Sınav sistemi olduğu sürece , kurslara hazırlık ve etüt merkezleride olacaktır .

Sorunu kökten çözmenin yolu etüt merkezlerini kapatmaktan değil , sistemi düzeltmekten geçer.

NOT: Bakanlığında yeni Etüt Merkezlerinden ve velilerden gelen tepkilerden sonra yeni düzenleme için düğmeye bastığı ancak ne zaman sonuçlanacağı belirtiliyor.