Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco yıllar önce "bazı şeyleri netleştirme" ihtiyacı duyarak, 6 aylığına yahudi psikanaliste gittiğini açıkladı.

Arjantin'de diktatörlük yaşandığı dönemde, 42 yaşındayken Yahudi kadın psikanaliste gittiğini anlattı. "Bazı şeyleri netleştirmek için 6 ay boyunca haftada bir kez evine gidiyordum. Psikanalist ve doktordu. Her zaman da öyle kaldı. Bir gün beni ölmeden önce aradı. Yahu olduğu için, ruhani bir konuşmaydı. Çok iyi bir insandı" dedi. Ayrıca şu an kendisini özgür hissettiğini, Vatikan'dayken ruhani olarak değil ama bir kafeste gibi hissettiğini, hiçbir şeyin kendisini korkutmadığından da bahsediyor.

Katı tutumlu din adamlarını da eleştirerek "Katı rahipler iletişimden korkuyor. Bu da bir köktencilik çeşidi. Katı bir insanla karşılaştığımda, özellikle de gençse, hastalıklı olduğunu düşünüyorum" dedi.

Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco

"KURAN ÜZERİNE ELEŞTİREL ÇALIŞMA YAPMALARI İYİ OLUR"

Bu haliyle bile Müslümanlara ince (!) tavsiylerde bulunuyor. "Kuranı eleştirin" tavsiyesi adı altında Kuran'ın tahrif edilmesini tavsiye ediyor. 

İslamiyet hakkında ise, "İslam'la diyaloğumuz iyi gidiyor... Bizim kutsal metinlerimiz için yaptığımız gibi onların da Kuran üzerine eleştirel bir çalışma yapmaları onlar için iyi olur diye düşünüyorum. Tarihsel-eleştirel bir yorumlama yöntemi, gelişmelerini sağlayacaktır" yorumunu yaptı.

DİN ADAMLARINA PSİKANALİZ NORMALDE YASAK

Katolik Kilisesi'nin 1960'larda din adamlarına psikanaliz yasağı koymasından dolayı, Papa'nın psikanaliste gittiği "itirafı" İtalyan basını tarafından "devrim niteliğinde" olarak yorumlandı. Papa'nın bu açıklamasıyla, bazı insanların sahip olduğu, psikolojik yardıma ihtiyaç duyanların zayıf olduğu şeklindeki algının değişmesine katkıda bulunabileceğine de dikkat çekiliyor.

KURANI ALLAH KORUYOR

Allah Kur’ân-ı Kerimden başka, gönderdiği hiçbir semavi kitabı koruyacağına dair söz vermemiştir
“Muhakkak ki o zikri (Kurân’ı) biz indirdik. Ve muhakkak onu koruyucu olanlar da elbette biziz.” (Hicr, 9) 
“O’na (o Kurân’a) ne önünden, ne de arkasından batıl (yaklaşıp) gelemez.” (Fussilet, 42) 
Diğer ümmetler özellikle Yahudiler Allah'a verdikleri sözden döndükleri için kendi kitaplarındaki kelimeleri değiştirdikleri gibi Hıristiyanların kitaplarını da bozmuşlardır. Bununla da kalmayıp 15 asırdır Müslümanların içlerine ayrılık soktukları halde Kur’ân-ı Azimüşşân’a hiçbir zarar verememişlerdir. Çünkü Kurân’ı muhafaza eden insanlar değil Allah’tır. 

Allah Kurân’ı okumak, ezberlemek ve dünyaya yaymakla ona sahip çıkan yüz milyonlarla insanı yaratarak Kurân’ın tahrifini imkânsız kılmıştır.