Cuma hutbesinin sünnetleri şunlardır:

1. Hutbeyi ayakta okumak. Oturarak veya yaslanarak okumak caiz ise de, sünnete aykırıdır.
2. Hatibin, minbere çıktığında yüzü cemaata dönük olması.
3. Hatibin huzurunda ezan okunması.
4. Birinci hutbeye hamd ile başlamak.
5. Hutbeyi sesli okumak.
6. Şehadet getirmek ve Peygambere salâvatta bulunmak.
7. Müslümanlara dünya ve âhiretlerine faydalı nasihatta bulunmak.
8. Eûzü-besmele çekip bir âyet okumak. Okuyuş ya uzun bir âyet veya üç kısa âyet olmalıdır.
9. Hutbeyi ikiye ayırarak iki hutbe arasında bir müddet oturmak. Üç âyet okuyacak kadar oturmalıdır.
10. İkinci hutbeye de birinci hutbe gibi hamd ve salâvatla başlamak.
11. İkinci hutbede mü`minlere dua etmek.
12. Her iki hutbeyi de uzatmayarak mümkün olduğu kadar kısa kesmek. Uzun okumak mekruhtur.

Hadîs-i şerîf`te:

"Kişinin namazının uzunluğu ve hutbesinin kısalığı onun fıkhının (ilminin) alâmetidir. Öyle ise, namazı uzatıp hutbeyi kısa kesiniz. Şüphesiz ki bâzı sözler, sihir gibi kalbleri teshir eder." [Müslim, Cuma 47, (869); Ebû Dâvud, Salât 231]

buyrularak hutbenin az, öz ve beliğ olması istenmiştir. Zaten Hz. Peygamber (asm)'in okuduğu hutbelere baktığımız zaman bu özellikleri rahatça görebiliriz. Hutbe okurken kimse ile konuşulmaz, hiç dünya kelâmı söylenmez, hattâ yakındaki birine "sus, konuşma" tarzında elle işarette bile bulunulmaz. Namazda imiş gibi susularak hatib efendi dinlenir. Resûlüllah Efendimiz (asm) bu hususta şöyle buyurmuştur:

"İmam hutbe okurken, sen (yanıbaşında konuşan) arkadaşına: 'Sus!..' desen boş laf etmiş olursun." (Buhârî, Cuma 36; Müslim, Cuma 11)

Dinlerken yüzü hatib efendiye çevirerek dinlemeli, başı sağa sola çevirip etrafına bakınıp durmamalıdır.

Hutbeyi okuyan kimse duaları açık veya gizli okuyabilir. Ancak açıktan dua ettiği zaman cemaat amin diyecekse bunu gizli yapar. Böylece cemaatin amin demesine engel olmuş olur. Çünkü, hutbe okunurken insanların konuşmaları, tesbih çekmeleri, aksırıp "elhamdulillah" diyene "yerhamükallah" demeleri, selam almaları ise mekruhtur. Hutbe okunurken Peygamber Efendimize (asm) salavat getirmek ve yapılan duaya amin demek de mekruhtur. Eğer salavat getirmek ve amin demek gerekiyorsa bu kalben okunur. Dil ile teleffuz edilmez.

Ayrıca hutbeyi okuyan kimsenin cemaate ya da müezzine kızması doğru bir davranış değilse de hutbeyi ve namazı bozmaz.