Bu bilgiler Gıda ve Tarım Bakanlığında da vardır. Bu bilgiler ışığında mutlaka çalışma yapılmalı ve ekmek aslına döndürülmelidir. Ekmeği beyazlaştırmak veya koyulaştırmak için neler katılıyorsa vazgeçilmelidir. Vatandaşın her vakit sofrasının vazgeçilmezi olan ekmek, tarladan geldiği gibi sofraya getirilmesi sağlanmalıdır. Tarim ve Gıda Bakanlığımız bu konuya mutlaka eğilmelidir. Ekmeğimiz ve tükettiğimiz tüm gıdalar doğal olsun. Hastalıklar azalsın.

BEYAZ EKMEKTEKİ KİMYASALLAR VE ZARARLARI 

Beyaz ekmeğe on kadar kimyasal madde konuluyor.

İşte bunlardan bazıları:

E 170 kalsiyum karbonat. Yüksek dozlarda zehirleyici. Safra, böbrek taşı, hemoroit, müzmin kabızlık, fistül kanaması gibi hastalıklara neden olabiliyor.

E 471, E 477 mono ve di-gliseridler ve modifiye edilmiş fırkaları. Bitkisel ve hayvansal olabilir. Domuzdan elde edilenleri de var.

E 280 propiyonik asit, E 281 sodyum propiyonat, E 282 kalsiyum propiyonat,*E 283 potasyum sorbat. Koruyucu olarak kullanılır. Migren ağrılarına neden olabilir. Ekmeklerde yaygın olarak kullanılıyor.

E 200 sorbik asit. Cilt kaşıntılarını ortaya çıkartıyor.

E 420 sorbital. Kıvam artırıcı, tatlandırıcı, nem tutucu… Bebek ve küçük çocuk gıdalarında kullanılması yasaktır. Fazla miktarlarda alınırsa baş ağrısı, susuzluk, bulantı ve kan şekerinin yükselmesine neden oluyor.

E 920 sistain: İnsan saçından, başta domuz olmak üzere hayvan kılından, tavuk tüyünden elde edilir.

E 924 potasyum: Un işleme ajanıdır. Fazla miktarda alınırsa bulantı, kusma, ishal ve sancı yapıyor.

E 928 benzoil peroksit: Unu beyazlatmak için kullanılıyor. Ekmeklere bunları dışında çeşitli boyalar konuluyor.