Katar'dan onurlu duruş. Davete gitmeyecek!

iSLAM ALEMİNİN LİDERLERİ BÖYLE ONURLU DAVRANSALAR, GEREKTİĞİNDE TAVRINI KOYSALAR AMERİKA ADRİYATİKTEN BU TARAFA GEÇEMEZ. EMPERYALİST AMERİKA HEM KRİZ ÇIKARIYOR HEM DE GÖRÜŞÜP TAVİZ KOPARMAK İSTİYORDU.

İŞTE ONURLU BİR DAVRANIŞIN HABERİ!

AP’ye konuşan Katarlı bir diplomat, Al Thani’nin blokaj sürerken ülkeden ayrılmayacağını, bu nedenle Trump’ın Beyaz Saray davetine katılamayacağını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, Körfez’deki krizin çözümü için Katar Emiri’ni Beyaz Saray’a davet etmişti. Katar’dan bu davete ret cevabı geldi.

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, AP ajansına yaptığı açıklamada Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani için “Ülkesi abluka altındayken ülkeden ayrılmayacak” dedi.

Al Sani, Associated Press ajansına yaptığı açıklamada, Arap ülkelerinin Katar’a “abluka” uygulama hakkı olmadığına dikkati çekerek, Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinin Katar’ı “yanlış ve uydurma haberlere” dayanarak izole etmeye çalıştığını ifade etti. Ülkesinin aşırıcı gruplara mali destek sağladığı iddialarını reddeden Al Sani, El Cezire Televizyonu’nun kapatılması fikrine de karşı çıktı.

SON DAKİKA: Katar Emiri'nden Trump'ın davetine cevap!

‘KİMSE ONLARA BU HAKKI VERMEDİ’

Her ne kadar komşu ülkeleri bu grupları yasa dışı ilan etmiş olsa da bağımsız bir ülke olarak Katar’ın Müslüman Kardeşler gibi gruplara destek verme hakkı olduğunu belirten Al Sani, “Eğer birileri benim iç işlerime veya iç meselelerime herhangi bir şey dayatacağını düşünüyorsa, bu olmayacak” diye konuştu. Al Sani “Hiç kimse onlara benim ülkemi ablukaya alma, araçlarıma veya uçuşlarımın ülkelerinin üzerinden yapılmasına veya gemilerimin onların limanında park edilmesine izin vermeme hakkı vermedi. Kimse onlara aileleri ayırma ve insanları yerlerinde etme hakkı vermiyor. Kimse onlara Katarlı kadınlarla Suud çocuklarını veya Emirlik’ten annelerle Katarlı çocuklarını ayırma hakkı vermedi. Hangi yüzyılda yaşadığımızı bilmiyorum. Gerçekten 21. yüzyılda mı yaşıyoruz?” şeklinde konuştu.

‘BİZE BİR TALEP LİSTESİ GELMEDİ’

Katar’ın aşırılıkçılar ile terörist gruplara destek vermediğini vurgulayan Al Sani, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani için “Ülkesi abluka altındayken ülkeden ayrılmayacak.” dedi.

Katar ile diplomatik ilişkilerini kesen devletlerden herhangi bir talep listesi almadıklarını kaydeden Al Sani, “Eğer ortada mantıklı bir iddia ya da suçlama varsa cevap vermeye hazırız. Ancak, somut bir kanıtı olmayan tüm bu şüpheli suçlamalara cevap vermeye tam olarak hazır değiliz.” ifadelerini kullandı.

ABD ARABULUCULUK TEKLİF ETMİŞTİ

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad el Sani ile telefon görüşmesi gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump, Katar krizinde arabulucu olma teklifinde bulunmuştu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, “Başkan, gerekirse Beyaz Saray’da görüşme de dahil olmak üzere, taraflara farklılıklarını gidermek için arabuluculuk teklifinde bulundu” denilmişti.

KATAR KRİZİNİN NEDENİ NE?

Katar krizinin ortay çıkmasının temel nedeni, bu ülkenin terör örgütü gruplarına destek vermesi olarak gösteriliyor. Katar’ın başta DEAŞ olmak üzere El-Kaide ve diğer terör örgütü gruplarını desteklediği iddia edilerek bölgeyi istikrarsızlaştırma çabası içerisine girdiği savunuluyor.

6 ülke, Katar’ın İran ile işbirliği yaptığını ve körfez ülkelerinin terör örgütü olarak tanımladığı Müslüman Kardeşler ile DEAŞ’a maddi destek sağladığını iddia ediyor. Katar hükümeti ise uzun süredir bu iddiaları yalanlıyor. Bu iddiaların hiçbir kanıta dayanmadığını ve mesnetsiz iddialardan ibaret olduğunu dile getiriyor. Yaşanan bu gelişmelerin ardından Doha yönetimi yaptığı açıklamada, 6 ülkenin aldığı bu kararın Katar’a karşı bir karalama kampanyası olarak gördüklerini açıkladı. Katar Dışişleri Bakanlığı yaşanan kriz sonrası flaş bir açıklamada bulunarak diplomatik ilişkilerin kesilmesi kararının şaşkınlıkla karşılandığı belirerek suçlamalar için “dayanağı olmayan, gerçek dışı iddialar” yorumunu yaptı.

KATAR KRİZİNİN ARKA PLANI TRUMP’IN KILIÇ DANSI

Katar krizi ile ilgili şu ana kadar yazdıklarımız krizin görünen yüzüydü. Tabi bir de bu krizin görünmeyen perde arkası var. Aslında her şeyin ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan’ı ziyareti ile başladığını söyleyebiliriz. Trump’ın tüm dünyada yankı uyandıran “kılıç dansı” yaptığı o ziyarette Suudi Arabistan’dan terör konusunda somut atımların atılması istendi. Trump’ın bu ziyaretinin ve bu isteğinin hemen akabinde Katar krizinin gerçekleşmiş olması tesadüf olabilir mi? Bu nedenle Katar krizinin yaşanmasının baş aktörünün ABD olduğunu söylemekte yarar var. 

Yaşanan krizi sonrası uzmanlar ABD’nin Ortadoğu’daki vizyonunun nasıl şekilleneceğini de gösterdiğini belirtiyor. ABD ile yakın ilişkiler içerisinden olan Suudi Arabistan da bölgede kendi gücünü hissettirerek siyaset yapmaya ve Katar üzerinde baskı kurmaya çalışıyor.

Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman El Sani, BBC'ye verdiği röportajda "Trump'ın tweetleri konusuna gelirsek, biz Trump ile doğrudan görüştük. Trump, Katar Emiri ile görüşmesinde bize açıkça 'Bölgedeki farklı ülkelerin terörizme destek verdiği hakkında bazı suçlamalar bulduk. Ve bunların bazıları Katar ve Suudi Arabistan çevresinde" dedi. Bunu birkaç kez yineledi. Biz de ona eğer bir suçlama varsa masaya oturabiliriz ve bunu çözebiliriz dedik. Ancak emin olun suçlamaların temeli medyada yer alan haberler. İstihbarat örgütleri ve hükümetler Katar ile ABD arasındaki iş birliğini iyi biliyor. Katar hükümetinin radikal islamcıları desteklediğine yönelik tek bir kanıt yok" dedi. 

Katar'dan Arabistan ve Trump'a cevap

SUUDİ ARABİSTAN'A YANIT: ÇELİŞKİLERLE DOLU

Suudi Arabistan'ın açıklamasında ülkesine yönelttiği "bölge istikrarını sarsmak hedefiyle terör gruplarını kucaklama" suçlamasını reddeden El Sani, şunları kaydetti: "Bu açıklama çelişkilerle doludur çünkü açıklamada bir yandan İran'ı öte yandan Suriye'deki aşırıcı grupları desteklediğimiz söyleniyor. Bir yandan Suudi Arabistan ve Yemen'deki Müslüman Kardeşleri diğer yandan Husileri desteklediğimizden bahsediliyor ki bunlar tüm çatışma sahalarında husumet içerisindeler. Suudi Arabistan'daki muhalefeti ve Katif'teki mezhepsel hareketleri desteklediğimiz yönündeki malumatlar da tamamen yanlıştır. Suudi Arabistan ile Katar istihbaratı ve güvenlik birimleri arasında iş birliği var ve Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğine hizmet ediyor."