Günümüzün çok tartışılan konularının başında kredi kartı kullanımı geliyor. Bazılarına göre zamanında borcu yatırılırsa sorun yok bazırlarına göre bankaya bulaşıp faize karıştığı için faize giriyor. Finans kurumlarının (Katılım bankaları / özel finans kurumları) kredi kartı kullanılsa ne olur?

Faizin her yönü ile kullanıldığı ve yayıldığı merkez haline gelen bankalardan yapılan iş ve işlemler. Banka promosyonları konusunda ne deniliyor.

FAİZLE İLGİLİ HADİSLER

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin bir hadîs-i şerifleri:
"Fâizin yetmiş iki kapısı vardır. Bunların, günah olma bakımından en hafifi, kişinin kendi (öz) annesi ile zina etmesi gibidir." (Mecmau'z-zevaid, Heysemî)
Diğer bir hadîste şöyle buyuruluyor:
"İnsanlar için öyle bir devir gelecek ki, o zamanda riba yemeyen kalmayacak. Doğrudan yemeyene buharı (başka bir rivayette tozu) bulaşacak." (Ebû Dâvud, Nesâî, İbnMâce)

Nesâî'de geçen bir hadîs-i şerife göre riba konusunda şu kimseler büyük günah işlemiş olurlar:
Riba alıp yiyen,
Riba verip yediren,
Riba akdini yazan (riba konusunda kâtiplik, memurluk yapan),
Faiz konusunda alan da veren de eşittir. (İbn Mâce, Nesâî, Ebû Dâvud)

Bankalrın çoğu faiz yerine kredi diyor. Kar payı diyor. Milletin faize bulaşması için her yol deneniyor.



KREDİ KARTI İLE ALIŞVERİŞTE ŞÜPHELER VAR

Öncelikle şunu ifade edelim ki kişi kullandığı kartı zamanında yatırsa da alışverişin yapıldığı işletme çektiği parayı ertesi gün çektiğinde banka kırıntı yapıp paranın bir ksımını kesiyor dolayısıyla bu kartı çektiren kişi faize hizmet ediyor. Bu konuda Diyanet konuyu faiz olarak niteliyor. Bundan dolayı kredi kullanımında kartın borcu zamanında yatırılsa da alan kişi parayı erken çektiği için ve erken çekerken para kırpıldığı için şüphe var.

Bir de esnafın sattığı malın parasını gününden önce alma durumu söz konusudr. O zaman ise banka vereceği 50 ytl yerine çektiği erken güne göre misal 42 ytl verir. Böylece çağdaş tefecilik icra edilmiş faize bulaşılmış olur.



Bu gün müslümanların en çok battığı günahların başında faiz geliyor. BDDK başkanı bankaların kredi kartı borcunu düzenli ödeyen vatandaştan hiçbir şey kazanmadığını, kredi kartlarının maliyetli olduğunu söyleyerek “Türkiye’deki herkes kredi kartını düzenli ödesin, bankalar bir ay sonra kredi kartını iptal eder.” demiş.

faiz ayetleri ile ilgili görsel sonucu

Taksit zamanı gelmeden bankaya yüzde vererek parayı erken almaya gelince: Kredi kartı ile satış yapan işyeri, satılan malın bedelini bankadan müşterinin ödeme tarihinde alabilir. Bu tarihten önce kırdırmak suretiyle eksik alması faiz olacağından; caiz değildir.(Diyanet İşleri Başkanlığı)

Kredi kartı ile satış yapan işyeri, satılan malın bedelini bankadan müşterinin ödeme tarihinde alabilir. Bu tarihten önce kırdırmak suretiyle eksik alması faiz olacağından; caiz değildir.

faiz ayetleri ile ilgili görsel sonucu

 

Kredi kartı, en basit tanımıyla nakit para olmadan alışveriş yapmaya olanak sağlayan bir ödeme aracıdır. Kredi kartının, ATM kartı adı verilen banka kartlarından farkı; hesabınıza bağlı olmayışıdır. Hesabınızda para olmadan, bir sonraki ay ödemeyi taahhüt ettiğiniz bir krediyi kullanıyor olmanızdır.

faiz ayetleri ile ilgili görsel sonucu

Yani kredi kartı limitiniz, bir anlamda bankadan kullandığınız kredidir. Bankalar, kredi kartı müşterilerine, kullanabilecekleri bir limit belirler ve bir ekstre dönemi sonunda, kart sahibinin o zamana kadar yaptığı harcamaları ödemelerini isterler. Sadece bu yönüyle bakıldığı zaman bankaların tüketicilere böyle bir kolaylık sağlamaları olumlu bir şey olarak görülebilir.

İlgili resim

Oysaki bankaların kredi kartı vermedeki amacı kredi kartıyla yapılan alışverişler üzerinden kar etmektir. Bu da faiz geliridir. Bankalar açısından ekstre dönemi sonunda borcunun tamamını ödeyen müşteri “iyi” müşteri değildir.

Borcunu kredilendirerek asgari ödeme tutarını ödeyen müşteriler “iyi” müşteridir. Çünkü ödenmeyen tutar üzerinden işleyecek faiz bankanın karını oluşturmaktadır. Bu nedenle bankalar açısından kredi kartı, ödemeleri kolaylaştıran bir araç değil, faiz getirisi olan bir gelir kaynağıdır. Bankaların kredi kartı karının yaklaşık yüzde 85’ini faiz geliri oluşturmaktadır.

BANKA OLMADIĞINI SÖYLEYEN AMA BANKA GİBİ ÇALIŞAN KURULUŞLAR

Bankaların yanında, banka olmadıklarını iddia eden, fakat bankaya benzeyen müesseseler kurulmuştur. Bankaların riba oranları arttıkça onların dağıttığı kârlar da artar, faiz oranları düşünce onların dağıttığı kâr da azalır...Bu müesseselerin para ile tutulmuş fetvacıları da bulunmaktadır...Doğrudan doğruya faiz alıp vermeyenlere ise ribanın tozu, buharı ulaşmıştır. 

Bununla birlikte kredi kartı ile alışveriş yapmayı tavsiye etmeyiz. Binlerce vatandaşımızın kredi kartı borçlarından dolayı mahkemelik ve icralık duruma düştüğünü, kartzede olduğunu görüyoruz. Eninde-sonunda faize bulaşma riski var. Kredi kartı, çoğu zaman israfa da yol açmaktadır. Ayrıca dış kaynaklı bu kart merkezlerini (Visa-Mastercard) destekleme durumu da var. Faizli çalışan bankalara bu yolla büyük bir finansman desteği sağlandığı da unutulmamalıdır. Bir yandan içki satan dükkândan alışveriş yapmam diyoruz ama kredi kartı kullanarak her alış-verişimizde Yahudi merkezli bu din düşmanlarını destekliyoruz.

Eşek gibi kredi alacaksınız

Banka reklamları o kadar yaygınlaştı ki artık küçük yaştan itibaren insanların bilinçaltına yerleştirilen belli mesajlar sayesinde pek çok şey toplumumuzda kanıksanmaya başladı.

Basit bir örnek: “Allah’ın sadık kulu” isimli filme gittiğimizde dikkat ettim. Filmden önce gösterilen altı reklamdan dördü banka reklamlarıydı. “Allah’ın sadık kulu”nu izlemeye gelen bizim dışımızda bir Allah’ın kulu da çıkıp ya bu filmden önce bari koymayın diye tepki göstermedi.

Eskiden televizyonlarda banka reklamları yer almazdı. Şimdi banka reklamları küçük yaştaki çocuklara da hitap edecek şekilde sevimli hale getirilen hayvan vs karakterleriyle beyin yıkama operasyonlarını sürdürüyor. Ne RTÜK ne de başka bir kuruluştan ses yok…

Neyse konumuz bir banka reklamındaki hayvan karakterleriyle ilgili bir okuyucunun gönderdiği şahane yorumlar hakkında olacak.

Bir rivayette de şöyle gelmiştir: “Hz. Bilal (RA), Resulullah (AS)’a (iyi cins bir hurma olan) berni hurması getirmişti. “Bu nereden?” diye sordu. Bilal (RA): Bizde adi hurma vardı. Resulullah (AS)’ın yemesi için ondan iki ölçek vererek bundan bir ölçek satın aldık, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (AS): “Eyvah! Bu ribanın ta kendisi, eyvah bu ribanın ta kendisi, sakın öyle yapma. Şayet iyi hurma satın almak istersen elindekini ayrıca sat. Sonra onun parasıyla iyi hurmayı satın al” dedi” [1].

Köpek gibi ödeyeceksiniz…

Köpekler bilindiği gibi sadık hayvanlardır. Sahiplerinin emrinden ve yanlarından ayrılmazlar. Kredi çektiğimizde benzer şekilde büyük özverilerde bulunup borcumuza sadık olmak zorundayız.

Nasıl sadık olmayalım? Borç ödenmediği zaman kaşınız gözünüze bakmazlar.

Borcunuz bitene kadar ipotek altına alınan servetiniz tehdit altındadır. Stresten strese girer ama o borcu son kuruşuna kadar ödemeye çalışırsınız.

Arada bir yerde çıkamazsınız. Zira anapara ve faiz ödemeleri öyle hesaplanır ki… Önceleri çoğunlukla faizleri ödersiniz. Siz vadenin yarısına geldiğinizde ödediğinizin paranın büyük çoğunluğu faizdir. Sizin asıl borcunuzun çok cüzi bir kısmı ödenmiş olarak gözükür.

Örnek; %1,04 aylık faizle 30 yıllık 120 bin lira kredi kullanan birisi 10 sene sonra çıkmaya karar verdiğinde kendisine 300 bin lira üstünde borcu kaldığı belirtilir. Aldığı 120 bin liraya karşılık 300 bin lira borç kalmıştır. İsterse çıksın.

Sakın ha başına iş gelmeye görsün. İşten çıkarılır veya işleri rast gitmezse başka borçlar bularak bu borcuna sadık olarak ödemelere devam etmesi gerekir. Aksi takdirde hem evi gidecek hem de ipotek altına alınan diğer neyi varsa.

Borcuna sadık kalarak bu şekilde borçlarını ödemeye mahkûm edilecektir.