Şuurlu Öğretmenler Derneği Erzurum Şube Başkanı Abdullah İkinci 12 Mart 1921 de TBMM'de kabul edilen İstiklal Marşımız hakkında bir basın açıklaması yayımladı.

ÖĞ-DER Başkanı İkinci'nin yaptığı açıklama:

Mehmet Âkif Ersoy tarafından yazılan İstiklal Marşının Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilişinin 97. yılını idrak etmenin haklı onurunu yaşıyoruz.

724 şiir arasından birinci seçilen şiirin 12 Mart 1921 tarihinde TBMM'de İstiklal marşı olarak kabul edilişinin ardından dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey tarafından defalarca okunmuş ve ayakta alkışlamıştır. Çünkü; İstiklal marşı sıradan bir şiir değildir. Milletimizin vatan sevgisini bağımsızlık tutkusunu, kurtuluş mücadelesini, iman, ümit ve heyecanını yansıtan bir kahramanlık destanıdır. Onun için İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy; vatan şairi,iman şairi,umut şairi milli şair gibi pek çok hak ettiği sıfatlarla anılmıştır.

İstiklal Marşımızın hangi duygular içinde kaleme alındığını bilmek için ülkemizin içinde bulunduğu konumu çok iyi bilmemiz gerekir. İstiklal Marşı imparatorluk davasına son verdiğimiz ordumuzun dağıtıldığı,Sevr antlaşmasıyla vatanın parçalandığı,Rumeli'nin kaybedildiği güzel İzmir'in, yeşil Bursa'nın Yunanlılar tarafından işgal edildiği hatta düşman ordularının Ankara'ya doğru ilerlediği bir sırada TBMM'nin Kayseri'ye naklinin bile tartışıldığı bir dönemde Mehmet Akif Ersoy'un kaleminden fışkıran bir volkandır.

Bir milletin ölüm kalım mücadelesi verdiği karanlık günlerde bazen engin duygulu bir şairin bir ordu kadar etkili olduğu görülmüştür. Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşı da istiklal harbinin manevi cephesinde başlatılan büyük bir taarruz ve Yunan'ı denize döken harekatının motor gücü olmuştur.

Akif İstiklal Marşını orduya ithaf etmiş ve milletine adamıştır. Onun için Akif'in hayatının nazma bürünmüş şekli olan Safahatına İstiklal marşını almamıştır. Ödül olarak kendisine verilen 500 Lirayı da kabul etmemiş, Hilal-i Ahmer bünyesinde kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar'ül Mesai vakfına bağışlamıştır. Fakr-ü zaruret içinde hayatını idame ettiren Akif'in o günün şartlarında böylesine büyük bir ödülü elinin tersiyle itmesi Onun şairliğinin yanında duygu yüklü örnek bir şahsiyet oluşunun da ifadesidir.

İstiklal Marşımızı okullarımızda,kışlalarımızda, kalelerimizde, kulelerimizde yurt içinde ve yurt dışında Ayyızlı Bayrağımızın gölgesinde seslendirirken istiklal marşının hangi şartlarda ve hangi haleti ruhiye içinde yazıldığını da hissederek ve bilerek okumamız lazımdır. Çünkü bu marş bağımsıozlığımızın sembolu olduğu gibi hürriyetimizin de parolasıdır.

İstiklal Marşımızın kabulünün 97.Yılında "Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmayı nasip etmesin diyen İstiklal Marşımızın Şairi Mehmet Akif Ersoy'u ve istiklal şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ruhları şad mekanları cennet olsun.

Etiketler: öğ-der   erzurum