ÖĞ-DER ERZURUM: Öğretmenin değerinin düşürüldüğü bir toplumda eğitimin kalitesinden bahsetmek mümkün değildir.

Öncelikle tüm eğitimcilerimizin Öğretmenler Günü´nü kutlar, sağlık, afiyet ve mutluluklar dilerim.
Talim ve Terbiye insanlık için hayati derece de önemlidir.Talim ve Terbiyenin gayesi iyi insan yetiştirmektir. Bu hususta öğretmenlerimiz çocuklarımızın hem rehberi hem de rol modelleridir. Biz öğretmenler, üzerimizdeki büyük sorumluğun her zaman farkında olarak öğrencilerimize Rabbimizi tanıtmak ve dinimizin gereklerini öncelikle öğretmek zorundayız. Geleceğimiz önce ahlâk ve maneviyat prensibiyle yetişen ahlaklı nesillere emanet edilmelidir. Bunun ne kadar önemli olduğunu 15 Temmuzda bir kez daha gördük.
Eğitimcilerimiz amir, veli ve öğrenci kıskacında kalmıştır. Bu gün öğretmenler gününde Öğretmen STK'sı olarak yetkililere sesleniyorum: "Öğretmenin değerinin düşürüldüğü bir toplumda eğitimin kalitesinden bahsetmek mümkün değildir. Esefle söylemek gerekirse, o günleri yaşamaktayız. Oysa, bugün öğretmenlerimize verilecek en iyi hediye, kaybettikleri itibarın onlara yeniden kazandırılmasıdır."
Bugün tüm öğretmenlerin sadece eğitimi düşünmesi gerekirken geçim derdine düşürülmüş, aybaşını nasıl getireceğini, hangi ek işleri yaparak para kazanabileceğini düşünür hale getirilmiştir. Öğretmenler Türkiye'de üniversite mezunu olan, en az maaş alan grup haline gelmiştir. Emeklilik yaşı geldiği halde emekli olmaktan çekinen binlerce eğitim çalışanı var. Emeklilerin ciddi mali kaybı vardır. 3600 ek gösterge halen yürürlüğe konulmamıştır. Eğitim çalışanları ve emeklilerimizin maaşları yaşanabilir bir düzeye çekilmelidir. Sözleşmeli,vekil,ücretli vs vs gibi isimlerle itibar azaltılmaktadır. Doğuda ağır kış şartlarında çalışan eğitimcilere teşvik edici ücret verilmelidir. Yüksek lisans ve doktora yapıp kendini geliştirmek isteyenlere kolaylıklar sağlanmalı, eğitim mazeret tayini yeniden getirilmelidir. 
Eğitim müfredatların biran önce değiştirilmesi, eğitim sistemimizin batıcı ve materyalist yapıdan kurtarılarak ahlâk ve maneviyatı temel alan bir yapıya kavuşturulması acilen gerekir. Eğitim içerisine uzantı olarak giren AB normlarından ve projelerinden eğitimimiz kurtarılmalıdır. Kendi geçmiş ve geleneklerimize göre milli bir eğitim sistemimiz mutlaka olmalıdır. Gençliği sadece sınav başarısına göre değil tüm yeteneklerine göre yetiştiren bir eğitim modeline ihtiyaç var. Halen daha öğrencilerin büyük çoğunluğu ne olacağını,hangi mesleği seçeceğini üniversite sınavında alacağı puanla belirliyoruz.Kabiliyetler vs hep saf dışı bırakılıyor.Sonucunda yaptığı işten memnun olmayan bir nesil ortaya çıkıyor.  Öğretmen yetiştirilmesi konusunda da ciddi sorunlar var.  
Erkek öğretmenler için de kılık kıyafet serbestliği sağlanmalı, öğretmenler kılık kıyafet yönetmeliği bahanesi ile amirlerinin cezalandırma tehditlerinden kurtarılmalıdır.
Şuurlu nesillerin ancak şuurlu öğretmenler elinde yetişeceğini belirtirken, tüm eğitim camiasının Öğretmenler Günü´nü yeniden kutlar, eğitimcilerimize hayat boyu mutluluklar dilerim.
Abdullah İKİNCİ
ÖĞ-DER Erzurum Şube Başkanı