Bu sene de 16.08.2018 tarih ve E.14762866 sayılı bir yazı Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof Dr Mustafa Safran’ın imzasıyla tüm il müdürlüklerine gönderildi. Gönderilen bu programlar nihai ve mutlak suretle uygulanması gereken programlar olamayıp yerel ve bölgesel ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak gönderilen program üzerinde düzenlemeler yapılması mümkün.

Bakanlık böyle bir yetkiyi il/ilçe müdürlüklerine tanımış durumda.

Önemli olan bu bilgi notunu neden paylaştım biliyor musunuz? Anlatayım… Öğretmenlerden sürekli “81 il ve 957 ilçe için Bakanlık tek merkez noktadan bir Mesleki Çalışma Programı hazırlayıp okullara göndermesi ne derece doğru? Uygulamada sıkıntılar çıkıyor. Her il ve ilçenin hatta her okulun kendine göre dinamikleri farklı. Bakanlık bu seminer çalışma programlarını okulların insiyatifine bırakmalı” şeklinde onlarca mesaj alıyorum. Hatta bu mesajları gönderenler içerisinde okul müdürleri de var. Sayıları çok olmazsa da şube müdürleri dahi var. Bu da şunu gösteriyor; Okul müdürleri ve bazı şube müdürleri konuya vakıf değiller.

Ve gönderilen mesleki çalışma seminerinin il ve ilçe müdürleri tarafından yerel ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak düzenlenmesine Bakanlık tarafından müsaade edildiğinden bihaberler. Bu açıdan yukarıdaki bilgi notunu önemli bulup paylaştım. Amaç, 2 haftalık süreyi verimli geçirmek ve bilgi/beceri/deneyim açısından yeni şeyler öğrenmek, öğrenmiş olunanları pekiştirmektir. Öğretmenlerin olgunlaşma serüvenlerine katkı sunmaktır.

Bir diğer husus ise, Öğretmenlerin, Mesleki Çalışma Seminerlerini gereksiz görmeleri hakkında. Sürekli bize yazıp “Okula boşuna gidiyoruz. Öğretmenler odasında boş boş oturup 3 saatlik süreyi doldurup eve dönüyoruz. Zaman israfından ve devlete ekonomik yükten başka bir şey değildir. Bu seminerler kaldırılsın” demekteler.

Hatta bir kısmı “Seminerlerden bir fayda görmüyoruz, bu seminer süreleri öğretmenlerin 2 aylık resmî tatillerine eklenip iki buçuk aya çıkarılsın” diye mesaj atanlar da oluyor. “Okula kahvaltı yapmaya gidiyoruz, kahvaltımızı yapıp, çay kahvemizi içip eve dönüyoruz” diyenler de.

Bu minvalde mesaj atan öğretmenlere sürekli şunu tavsiye ediyorum: Öğretmenler olarak bir olunuz, birliğinizi sağlayınız ve Okul idaresinin yanına gidiniz. “Size gönderilen mesleki çalışma seminer programını bizlere uygulamanızı istiyoruz” deyiniz. “Biz buraya faydalanmaya, etkinlikler, programlar düzenlenmesi sayesinde istifade etmeye geliyoruz” diyerek talepte bulununuz.

ünkü Bakanlığın gönderdiği seminer programı sorunsuz bir şekilde il/ilçe müdürlüklerine ulaşıyor. İl/ilçe müdürlerinin de yaklaşık%95’i bu programı değiştirmeden, ekleme/çıkarma yapmadan direkt okul idarelerine gönderiyor. Buraya kadar sıkıntı yok. Sıkıntı bundan sonrası ile alakalı. Çünkü bazı okul idareleri daha önce yapmaları gereken ders programları, nöbetler, sınıfların derslik düzeni vb planlamaları seminer dönemine bıraktığı için haliyle seminer programını uygulamakta veya takibini yapmakta yetersiz kalıyor. Bazı okul idareleri de keyfi olarak uğraşmak istemiyor;

öğretmenlerin okula gelip çay/kahve içmeleri, kahvaltı yapmaları durumundan muzdarip olmuyor. Öğretmenlerin de büyük bir çoğunluğu bu duruma ses çıkarmayınca “Alan memnun satan memnun” nevinden öğretmenler ile okul idareleri gül gibi geçinip gidiyorlar seminer dönemlerinde. Bu açıdan öğretmenlere sürekli söylüyorum; bir okulda seminer programının işleyişinde aksaklık varsa, sistem işlemiyorsa bunun sorumlusu Bakanlık ya da il/ilçe müdürleri değildir.

Direkt, bizzat okul idareleridir. Bu açıdan faydalı bir seminer dönemi geçirmek istiyorsanız okul idarelerine talepte bulununuz, ısrarcı olunuz. Sanırım evvelki seneydi. Bir okula ziyarete gitmiştim.

Öğretmenler odasında okul idaresi tarafından seminer programının uygulandığını görünce hem öğretmenler, hem de okul idaresi çok memnun kalmışlardı. Ben de çok faydalanmıştım o gün. Bu seminerleri önemli buluyor ve önemsiyorum.

Okul idarelerinden de ricam önemseyip öğretmenlerin olgunlaşma serüvenlerine katkı sunmaya çalışmalarıdır. Mesleki Çalışma Seminer Programının hazırlanmasında ekibine liderlik yapan Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Sayın Doç Dr Semih Aktekin Bey’i de tebrik ediyorum. Öğretmenlik mesleğine sunulan her katkı değerlidir.

Özkan Erdem Milat Gazetesi