Bizim bütün örflerimiz hep dine, Kur’an ve hadise dayanır.

Anadolu’nun evlatları olarak 926 yılında Müslüman olduğumuz zaman, ehl-i sünnet Hanefi mezhebini seçmişiz. Bizde tolerans vardır ama taassup yoktur.

Bin yıldır bu millet böyle gidiyor…

Kaptan gemiyi en son terk eder.  Bu, Peygamber Efendimizin sünnetidir.

Bütün sahabeler Mekke ’den Medine’ye doğru hicret ettiğinde Peygamber Efendimiz, Hz. Ebu Bekir-i Sıddık ile Mekke’yi en son terk ediyor. Hazreti Peygamberin her halinden kendimize bir ders çıkarmalıyız. Peygamberimiz hicret sırasında müşriklerin onu takip edip öldürmek istediklerini bildiğinden Mekke’den geceleyin çıkıyor. Medine kuzeyde olmasına rağmen o güneye doğru, Sevr Dağı’na doğru hareket ediyor. Çünkü müşrikleri şaşırtmak istiyor.

Sevr Dağı’na, sığınarak birkaç gün orada kalıyor. Sevr Dağı’na gençliğimde gitmiştim. Kendi gözlerimle gördüm. Sevr Dağı’nda mağaraların ağzı ancak zayıf bir insanın geçeceği kadardır. Buraya insan girmez denecek kadar olan mağaralar da vardır. Peygamber Efendimiz de hicret ederken, böyle bir mağaraya sığınmıştır. Müşrikler Resulûllahı takip edip, Sevr Dağı’nda mağaranın ağzına geldiklerinde, Hz. Ebu Bekir korkuyor.

Onun bu korkusu kendi canı için değil, müşrikler Peygamber Efendimizi görünce öldürürler diye. Ancak Kur’an-ı Kerim’de Allah buyuruyor ki: “La tahzen innallahe me’ana, (Üzülme, Allah bizimle beraberdir.) Kadere inanan telaşlanmaz.” Peygamber Efendimizde hiç telaş yok, kendine düşeni yapıyor. Müşrikleri şaşırtacak her şeyi yapıyor ve Allah’a tevekkül ediyor. Peygamber Efendimiz Hz. Ebu Bekir’e, “Hiç korkma Allah bizimledir” diyor. İz sürücü adam, müşrikleri mağaranın dibine getirip Peygamber Efendimizin mağarada olduğunu söyledi.

Ancak Allah (C.C.) tarafından mağaranın ağzında örümceğin ağ örmesi ve kuşların yuva kurması üzerine müşrikler buraya insan girmez, girseydi bu hayvanlar burada olmazdı diyerek geri döndüler.

Allah, Peygamber Efendimizi üstüne düşen görevi yaptığı ve kendisine tevekkül ettiği için korudu. Müminler dünyada kendisine düşen görevi yaptıktan, Allah’a tevekkül ettikten sonra, Allah yardımını esirgemeyecektir.


“PEYGAMBERLERDEN SONRA EN MUAZZAM İNSAN EBU BEKİR’DİR”

Peygamber Efendimiz, Hz. Ebu Bekir için, “Güneşin üstüne doğduğu insanların peygamberlerden sonra en muazzamı Ebu Bekir’dir” diyor. Hz. Ömer de aynı şekilde, “Bu ümmetin en hayırlısı Ebu Bekir’dir. İftira eden en büyük cezayı hak eder” diyor. İmam -ı Azam Ebu Hanife de, “İnsanların en hayırlısı Hz. Ebu Bekir’dir, sonra Hz. Ömer’dir, sonra Hz. Osman’dır, sonra Hz. Ali’dir” diyor. Bizim milletimiz böyle inanır ve saygı duyar. Peygamberimiz, Hz. Ebu Bekir için şöyle dua ediyor; “Allah’ım Ebu Bekir’e yardım et. Hayrını, lütfunu artır. Çünkü Ebu Bekir, seni sever, Resulünü sever.” Hz. Ebu Bekir, Sevr Dağı’nda mağarada iken, oyuklardan yılanlar içeri girmesin diye önce elbisesini yırtarak deliklere tıkıyor. Yırtacak parçası kalmayınca ayak topuğunu dayamış. Peygamber Efendimiz uyurken, yılan ayağını sokunca gözyaşı akıyor. Dayanamayıp Peygamberimizin üstüne düşüyor. Peygamber Efendimiz uyanıp ne olduğunu soruyor. Hz. Ebu Bekir yok bir şey dese de, Efendimiz yılan soktuğunu anlıyor ve tükürüğü ile acısını dindiriyor.

Biz millet olarak ehl-i sünnet yolundan gidiyoruz

Peygamber Efendimiz, Hz. Ömer için de “Allah’ım Ömer’e yardım et. Çünkü Ömer de seni sever, Resulünü de sever. Ona lütfet ve keremini artır” şeklinde dua ediyor.

Peygamber Efendimiz, Hz. Osman için de aynı şekil de dua ediyor. Efendimiz kızı Ümmü Gülsüm’ü Hz. Osman ile evlendirmiştir. Peygamber Efendimiz, Hz. Osman’ı çok severdi. Ümmü Gülsüm vefat edince bir kızını daha Hz. Osman’a vermiştir. Biz millet olarak ehl-i sünnet yolunda gidiyoruz. Hz. Ebu Bekir’i de, Hz. Osman’ı da, Hz. Ömer’i de, Hz, Ali’yi de, Hz. Hasan ve Hüseyin’i de çok seviyoruz.

İSLAM , HZ. ÖMER İLE AŞİKÂR OLMUŞTUR

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Ömer için “salihül mü’minin” (müminlerin salihidir) şeklinde ayet vardır. Hz. Ömer’e kadar gizli yaşanan İslam, Hz. Ömer ile aşikâr olmuştur. Hz. Ömer çok güçlü bir insandı. “Bende Müslüman oldum. Kim eşini dul bırakmak istiyorsa, karşıma çıksın” diyerek Müslümanlara cesaret vermiştir. İslam, onunla birlikte açık şekilde yaşanmaya başlanmıştır. Kütüb-i Sitte’de Peygamber Efendimiz, “Ben son peygamberim, eğer peygamberlik devam etseydi benden sonra Hz. Ömer peygamber olurdu” diyor. Bu hadis Tirmizi vesilesi ile bize ulaşmıştır.

RESULULLAH: “BENİM CENNETTEKİ ARKADAŞIM OSMAN’DIR”

Hz. Osman hakkında da, “Her peygamberin cennette bir arkadaşı vardır. Benim cennetteki arkadaşım da Osman’dır” diyor. Bir gün Efendimiz, evinde gündüz vakti sıcakta üst çamaşırını çıkartıp istirahat ederken kapı çalınıyor ve sırasıyla Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer geliyor. Her ikisinde de istifini bozmazken üçüncüde Hz. Osman’ın gelmesiyle birlikte Hz. Ayşe validemizden kıyafetini istiyor. Hz. Ayşe validemiz, “Efendim, Hz. Ebu Bekir ve Ömer geldiğinde çamaşırlarınızı istemediniz şimdi neden böyle yapıyorsunuz” deyince Peygamberimiz, “Hz. Osman beni böyle görürse eve girmekten vazgeçer geri gider. Melekler bile Hz. Osman’ın hayâsından hayâ eder” diyor.

“KİM ALİ’Yİ SEVERSE BENİ SEVER”

Hz. Ali hakkında ise Peygamber Efendimiz, “Üç kişiyi cennet özler” diyor, “Kim onlar?” diye sorulunca, “Ali, Ammar bin Yasir ve Salman bin Farisi’dir” buyuruyor. Efendimiz, Hz. Ali’ye, “Dünyada da ahirette de sen benim kardeşimsin” buyuruyor. Hz. Ali’ye, “Sen benim için Hz. Musa’nın yanında Hz. Harun ne ise sen de öylesin. Ancak Hz. Harun peygamberdi, benden sonra peygamber yok. Sende bana Harun’un Musa’ya yardım ettiği gibi yardımcısın” buyuruyor. Ayrıca Efendimizin, “Kim Ali’yi severse beni sever, kim Ali’ye buğzederse bana eder” şeklinde hadisi de var.

Peygamber Efendimiz, Hz. Ubeyde bin Cerrah içinde dua ediyor. Hz. Ubeyde bin Cerrah, ilk Müslümanlardandı. Babası ise müşriklerdendi. Hz. Ubeyde bin Cerrah, Bedir Savaşı’nda İslam uğruna babasıyla savaşmıştır. Peygamber Efendimiz, “Yarabbi Ubeyde bin Cerrah’ı da sev çünkü o seni ve Resulünü seviyor” şeklinde dua ediyor.

İmam-ı Azam bu hadislere binaen üstünlük bakımından sırasıyla Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali şeklinde sıralıyor. Ehl-i sünnet inancına göre biz bütün ashabı severiz asla dil uzatmayız. İmam-ı Azam, “Ali, Osman için konuşma” diyor. Bazıları küfrediyor, lanet okuyor. Biz ümmet olarak böyle bir şeyi kabul edemeyiz. Allah Müslümanları bütün fitnelerden muhafaza eylesin.

Âmin.