Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında köprüler atılıyor.

Geçtiğimiz günlerde AB ile ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Avrupa Birliği’nin müzakereler için yeni fasıllar açmak dışında bir seçeneği yok. Açmazsanız da güle güle" ifadelerini kullanmıştı. Bu sözlere AB cephesinden tepki gecikmedi.

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Kati Piri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söz konusu sözleri üzerine yeni bir faslın açılmasının kesinlikle söz konusu olmadığını söyledi. “Türkiye gerçekten üyelikle ilgileniyor olsaydı, Ankara’nın bunu göstermesi gerekirdi” diyen AP Türkiye Raportörü Piri, yeni bir faslın açılmasının “kesinlikle söz konusu olmadığını” söyledi.

Alman Die Welt gazetesine konuşan Kati Piri, Avrupa Birliği’nin (AB) üyelik konusunda hiçbir ülkenin şantajına boyun eğmeyeceğini, bunun Türkiye için de geçerli olduğunu vurguladı ve “AB’ye girmek isteyen, kriterleri yerine getirmek zorunda. Ama Türkiye’de bunu hiç göremiyorum. Bu yüzden müzakerelerin kesilmesi gerekiyor” dedi.

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’i de eleştiren Piri, Gabriel’in Ankara’ya yönelik politikasını değiştirmesini istedi. “Gabriel Türkiye ile üyelik müzakerelerinin kesilmesine direnişiyle, Avrupa Birliği’nin inandırıcılığını tehlikeye sokuyor ve Türk vatandaşlarının anayasa reformuna Hayır diyen yarısının görüşünü hiçe sayıyor” diyen Hollandalı Raportör, Türkiye ile ortak değerler üzerine kurulu olmayan bir işbirliğinin ülkedeki demokratik güçlere yardımcı olacağına inanmadığını kaydetti.

Türkiye-AB zirvesi toplanabilir

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 24-25 Mayıs’ta Brüksel'de yapılacak NATO zirvesi sonrasında Türkiye ile AB arasında bir büyük zirve düzenlenmesi için hazırlıkların yapıldığını açıklamıştı. Kati Piri de, AB üyelerinin Türkiye'yi mümkün olduğu kadar çabuk bir zirveye davet etmesi gerektiği görüşünde.

İki taraf arasındaki ilişkilerin "derin bir krizde” olduğunu belirten Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Piri, "Ortak çıkarların hangi alanda olduğu, önemli konularda nasıl ilerleme sağlanabileceğini ve krizin nasıl atlatılacağını konuşmak gerek” dedi.

Türkiye'nin işi zor!

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM), geçen ay Türkiye'yi yeniden ‘İzleme Süreci’ne aldı. Ankara karara ‘siyasi’ ve ‘terör örgütlerine hizmet ediyor’ açıklamalarıyla tepki göstermişti. AKPM'nin Türkiye'den talepler listesi kolay kolay yerine getirilmesi mümkün görünmüyor. Bundan dolayı Türkiye'nin izleme sürecinden çıkabilmesi bugünkü şartlarda imkânsız görünüyor.

AKPM’nin söz konusu raporunda OHAL uygulamasından basın özgürlüğüne, kanun hükmünde kararnamelerin kullanılmamamasından toplu işten çıkarılmalar sona ermesine, gazetecilerin tutuksuz yargılanmasından mağdurlar için bir komisyon oluşturulmasına, OHAL Araştırma Komisyonu kurulmasından idam cezasının gündemden düşmesine kadar bir dizi talep yer alıyor.

AB projesi çökebilir

Öte yandan AB'de bir vizyon eksikliği olduğunu vurgulayan Uluslararası Diplomatlar Birliği (DMW) Türkiye Başkanı ve Avrupa Başkan Yardımcısı Ferhat Bozçelik, "AB'nin geleceği tartışmalı. Fransa dahi Frexit'i tartışıyor ki bu AB için çok karamsar bir durum. Çünkü AB'nin iki kurucu ülkesinden biri Fransa. Almanya ve Fransa olmadan AB, siyasi ve ekonomik olarak bir hiçtir. Bu nedenle Fransa'nın AB'den kopması kabus anlamına gelir. AB bir barış projesidir ve bu proje çöker. Bu da dünya tarihinin yeniden yazılması anlamına gelir" değerlendirmesinde bulundu.