Bu güzel alışkanlık onun mânevî hayatına tesir ettiği gibi, bilhassa sağlık açısından maddî hayatına da büyük ölçüde fayda sağlar.

Zâten cemiyet içinde sathî bir nazarla bakıldığında temizliğe titizlik gösterenlerin, namazına niyazına ehemmiyet veren kimseler olduğu görülecektir. “Ezanda kulağı, namazda gözü olmayan” kimseler, temizliğe ehemmiyet vermedikleri gibi, tuvalete girip çıkarken de bu meseleye pek o kadar aldırmazlar.

“İstinca” olarak bilinen tuvaletteki temizlik, su ile yapılır. Fakat, su bulunmadığı zamanlar, taş toprak cinsinden olan maddelerle de yapmak mümkün ve câizdir. Bunların dışında kalan kemik, tuğla ve kömür gibi maddelerle “taharet” yapmak hem uygun düşmez, hem de mümkün olmaz.

Üzerine yazı yazılabilecek kâğıtla “istinca” yapmak mekruh olarak kaydedilir. Bunda iki hikmet olabilir. Birisi, kâğıt önceleri az bulunabilen, sadece yazı için kullanılabilen bir madde idi. Temizlikte kullanılmış olsaydı, zarûrî bir ihtiyaç yerinde sarfedilmemiş olacağından israf edilmiş olacaktı.

 

Diğer bir husus ise, yazı yazmada kullanılabilecek kâğıtla temizliğin istenilen şekilde yapılamamasıdır. Fakat, artık bugün sırf tuvalette kullanılabilecek şekilde “tuvalet kâğıtları” üretilmektedir.

Bunlar ayrıca su bulunmadığı zaman “istinca”da kullanılabileceği gibi, kurulanmak için de kullanılabilir. Çünkü temizlikten sonra bedendeki ıslaklık kullanılmış su hükmünde olduğundan kurulanması gerekmektedir. Bu, umumiyetle temiz bir bez parçasıyla yapılmaktadır. Fakat, aynı işi tuvalet kâğıdı ile yapmak da mümkün ve câizdir. Bunda bir mekruhluktan söz edilemez.