a_ikinci @ hotmail.com

Çanakkale, imanın ve inancın zaferidir. Yedi düvele karşı İslam ve vatan aşkıyla yanan gönüllerin Allah Allah diyerek toprağa düştüğü yerdir.

Zor günlerde birliğin, kardeşliğin ve ümmet olma şuurunun tezahürüdür. Dün bu vatanı işgal için topyekûn saldıran Haçlı sürülerine karşı hilalin savunması ve zaferidir.

Bugün o günleri hatırlayarak şehitlere sadece dua ederek görevimizi tam olarak yerine getirmiş sayılmayız. Nitekim biz bu coğrafyada olduğumuz müddetçe Çanakkaleler tükenmez. 


Dün topla tüfekle saldıran ehli salip bugünde farklı coğrafyalarda işgallerine, her türlü haksızlığa devam ediyorlar.


O günlerde 1915'lerde Dünya Müslümanlarının bir devleti ve lideri vardı. Zayıflamış olsada Osmanlı  İslam halifesi İslam ümmetini topyekûn bir mücadeleye çağırmıştı. Haberi duyan herkes Çanakkale'ye koşmuştu. Şamlı Hasan, Halepli Hüseyin, Cezayirli Ahmet Kosovalı Mehmet, Kerkuklü Cemil, Kırımlı Müfit, Diyarbakırlı Selahattin, Bosnalı Kamil, Yemenli Muhammet hepsi Çanakkale'de sırt sırta omuz omuza düşmana karşı birlikte mücadele etmiş Çanakkale Geçilmez destanı birlikte yazılmıştı.


Bugün onların ahfadı, torunları olarak yine aynı ruh ve heyecana aynı birliğe ve dirliğe ihtiyacımız var.
Dün ehli salibi nasıl Çanakkale'de yerle yeksan etttiysek bugünde gönül coğrafyamızın temizlenmesi ve işgalden kurtulması için farklılıkları bir kenara bırakarak İslam birliğini İslam kardeşliğini yeniden oluşturmak dünyada BM benzeri bir birliği oluşturmak zorundayız. 


400 sene boyunca İslam aleminin liderliğini yapmış bir milletin evlatları olarak bu birliği ancak yine biz kurabilir yeni bir dünyayı ancak bizler Türkiye olarak oluşturabiliriz.

Şimdi Çanakkale ile övünmek yerine Çanakkale ruhunu kuşanma ve hakim kılma zamanıdır. Süslü sözler güzel fotoğraflar hamasetler kurtuluşa çare değil.

Çanakkale'de 500 bin vatan evladı topyekûn görevlerini yaptılar. 253 bin şehidimiz kanlarıyla canlarıyla görevlerini hakkıyla yerine getirdiler. 

Yaz bizler ne yapıyor ve ne yapmalıyız. 

Batı ve yeryüzü zalimleri ABD,Çin ve İsrail Corona ile ekonomik iflas ve değişik afetlerle yok olmaya başlamışken bu boşluğu kim dolduracak?

Yeryüzü zalimlerine karşı yeniden büyük birliği yani Yeniden büyük Türkiye ve Yeni oluşturmaadik bir dünyayı oluşturma zamanı.

Bunun ilk provası 1997 yılında Türkiye öncülüğünde D8 Teşkilatı kurularak yapıldı. Bu birlik aktif edilip D8, D60 ve D160 olmalıdır ve olacaktır.

Yeryüzüne barış ve huzur ancak mazlumlara birlik olmakla gelir. Kapitalist ve emperyalist sömürücüler ancak o zaman durdurulur. İşte o zaman adil bir dünyanın temelleri atılır.

Çanakkale ruhunu kuşanmış gençler yetiştirmek en önemli vazifemizdir. Gerektiğinde okulunu o gün bırakarak savaşa giden binlerce liseli gibi bugünde bu şuurda gençlik için gayret etmek zorundayız.

İlimde, fende, teknolojide ve sanatta çalışkan ahlaklı ve fedakar gençlik yetiştirerek bu ideallere ulaşabiliriz. Bu yolda gençliğe model olacak eğitimcilerin gayretleri oldukça önemli. 

Eğitim sistemimizi Yavuzlar, Şey Şamiller Mehmet Akifler, Alparslanlar, yeni Seyyit onbaşılar, Yeni Mustafa Kemaller,Selahaddin Adiller ,Cevat Paşalar yetiştirmek üzere dizayn ederek geleceğin yeniden Büyük Türkiyesini oluşturmak idealiyle çalışmalıyız. 

Olur mu başarılı olur mu? diye düşünmeyelim.

İnanıyor ve iman ediyoruz ki bizler görevimizi yapınca Allah (CC)nurunu tamamlayacaktır.

Ne mutlu bu yolda çalışmış ve çalışacaklara..  

 Dünya tarihinin en eşsiz zaferi olan Çanakkale Zaferinin 105'inci yılında  vatan müdafaasında  canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle ve saygıyla anıyorum.