II. Abdülhamit Han'a ait ibretlik hikaye...
Her sabah, Sultan Ahmet camine sabah namazında yaşlı bir adamın agladığını farkeden camii imamı Ne kadar erken gerlirse gelsin bu durumu değişmez. Adam hiç durmadan gözyaşı dökmektedir.

İmam bu durumu şöyle anlatıyor;
Bu yaşlı insanın bir gün yanına sokularak niçin durmadan ağladığını sordum ve ona Cenab-ı Hakkın rahmetinin enginliğini anlattım; ama o yine de ağlamasına devam etti. Bana derdimi tazeleme git dedi. Ben yine de ısrar ettim. Çaresiz kaldı ve yine gözyaşları içinde şunları anlattı.

Ben II. Abdülhamit zamanında orduda binbaşıydım. Ailem çok zengindi. Kışladan ayrılamıyordum ancak bir gün annem ve babam art arda vefat haberlerini aldım. Ailede benden başka işlerimizi yürütecek kimsede yoktu. Çiftlikler, dükkanlar, mağazalar ortada kalmıştı. Hemen sadarete(Osmanlı Devleti zamanında vezirlik, başvezirlik) bir dilekçe yazdım ve istifa etmek istediğimi bildirdim. Sadaretten gelen cevap menfiydi. İstifam kabul olmamıştı. Ben ikinci ardından da üçüncü bir müracaatta bulundum. Ama her defasında aynı cevabla karşılaştım.

Bunun üzerine hünkara müracaata karar verdim. Bu kararımı sadarete bildirdim. İsteğim kabul edildi. Durumumu hünkara vicahi olarak anlattım. Elimden geldiğince mazeretimin meşruluğunu ispata çalıştım. Hünkar istifa talebimden hoşlanmamıştı. Yüz ifadesinden bunu anlamak hiçte zor değildi. İsteksiz bir şekilde elinin tersi ile git dedi, seni istifa ettirdik dedi.

Ben sevinerek huzurundan ayrıldım. Eve döndüm. O gece rüyamda Osmanlı ordusu tabur tabur, bölük bölük geliyor ve EFENDİMİZE (aleyhisselam) tefriş veriyordu. Bu ordu kısa bir süre sonra bütün cihana karşı kavga verecekti. Ve bu ordunun teftişini bizzat EFENDİMİZ(aleyhisselam) yapıyordu.

Yanında 4 büyük halife olduğu halde EFENDİMİZ (aleyhisselam) önünden geçen bölük ve taburları teftiş ederken ondan bir adım geride ve terbiye içinde boynu bükük Abdülhamid de bulunuyordu.Efendimiz(aleyhisselam) benim taburdan geçmeye başladı. Ancak tabur dağınıktı. Başlarında kumandan yoktu.

Efendimiz(aleyhisselam) bunu görünce Abdülhamite;
- Bu birliğin kumandanı nerede diye sordu?
- O da bunun üzerine istifa ettirdik dedi.
İşte o eanada EFENDİMİZ(aleyhisselam) beni bütün ömür boyu ağlatacak şu sözü söyledi:
- Senin istifa ettirdiğini bizde ettirdik, dedi.

Söyle bunu duyduktan sonra ben ağlamayayımnda kim ağlasın...