Her geçen gün yenilenen ve farklı ürünlerle gündeme gelen zücaciye sektöründe “kemik” şüphesi başladı. Yemeğin daha farklı lezzette pişmesi için kullanılan kemik helallik konusunda tehlike arz ediyor mu? Tabaklardaki kemiklerde domuz eti kullanılmış olabilir mi? 

Firmaların kemikleri nerden getirdiği önemli bir sorun. Ürünlerini kendi imal eden de var yurt dışından getiren de. Yurt dışında ise genellikle Çin’de yapılan ürünler karşımıza çıkıyor. Çinlilerin kedi köpek bile yediği düşünülürse domuz kaynaklı kemik araştırması yapmak için çok çaba sarf etmeye de gerek kalmıyor.

Burada sorgulanması gereken elbette kemiklerin elde edildiği sığırların helal kesim olup olmadığı. Yani bir laboratuarda inceleme yapılırsa domuz kemikleri ayırt edilebilir. Sığır kemiği olup olmadığını anlayabilirsiniz ama sığırın helal kesim olup olmadığı da muamma olduğu için laboratuarda araştırmak net bir sonuca götürmeyecektir.

Çeyiz alışverişinde bu tabak faslında ne yorulmuştum. Girmediğim mağaza kalmamıştı herhalde “bone” porselen almamak için. Hangi mağazaya girsem “hoşgeldiniz efendim nasıl yardımcı olalım?” dediklerinde;
“Ben işte bir iki tabak çanak alıcam” dediğimde beni kocaman bir salona alırlar;
“Ya ama ben bone değil, eski usul hard porselen istiyorum” derdim.O zaman kıyıda köşede kalmış tozlu porselenleri gösterirlerdi.

Evet nedir bu “bone”? Gıdaların katkılısını yaptılarda, sebzeleri hormon bastılarda, ürünlere GDO yerleştirdilerde, tabakların tabiri caizse genetiğiyle oynamadılar mı sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz.

Porselenlerin daha şeffaf olması, düştüğünde kırılmaması, daha zarif yani ince görünmesi için porselenlerimizin içine %45-%80 oranında “bone” yani Türkçesi “kemik külü” ilave ediyorlar. Ne kemiği? Domuz, köpek, kedi vs.
Bunların kemikleri alınıp yakılarak kül haline getiriliyor ardından porselen hamuruna karıştırılıyor.

Biz de envai çeşit fahiş fiyatlarla en lüx olan bu yemek setlerini alıyoruz. Eski yani hard porselenlerin takımı 1.000 tl iken bu “bone” yemek takımları 3.000’den başlıyor.
Yani yine paramızla bize salyangoz satıyorlar. Hem maneviyatımız, hem maddiyatımız elimizden alınıyor. Tabi burada önemli etken yine bizim bilinçsiz “arz-talep” meselemiz.

Genç kardeşlerim; Hz. Fatma gibi 1 tabakla idare edin diyemeyeceğim zira bu zamanda bu pek mümkün değil. Çeyiz alışverişlerinizde bari bu noktaya dikkat edin.

Bone porselen almayın. Porselen alırken arkasına dikkat edin. Genelde daha sarımsı oluyor bu porselenler.
Satıcıların türlü yalanlarına da inanmayın zira hepsi malını satmaya çalışıyor. “Eee ne olmuş yani kemik külü karıştırılmışsa onu yemiyoruz ya!” diyenleriniz varsa tek bir soru sormak istiyorum; Köpek kafatasında çorba içmek ister miydiniz ?
Müslüman âgâh ol. Temizi talep etki sana pâk arzedilsin. Şüpheliye bulaşma. Vesselam.