VAKALAR BÖYLE GİDERSE OKULLARIN AÇILMASINDA SORUN YAŞAYABİLİRİZ

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, vaka tablosuna göre okulların bu yıl açılma ihtimalini değerlendirdi. "Bu tablo böyle devam ederse okulların açılmasıyla ilgili özellikle üniversitelerde sıkıntı yaşayabiliriz" diyen Yavuz, temmuz ve ağustos ayında açıklanacak vaka sayılarının bu konuyu belirleyici olduğunu söyledi. Habertürk'e konuşan Yavuz "Bu tablo binli rakamlarla devam ederse özellikle üniversitelerin açılmasında sıkıntı yaşanabileceğini düşünüyorum. Bu gerçekten çok dinamik bir salgın. Önümüzde ki yılların ön görüsünde bulunmak, elde ki verilerle tahmin etmek pek mümkün değil açıkçası. Bizler Temmuz ve Ağustos ayını nasıl geçirdiğimize bakarak, Ekim'de neler yapabileceğimize karar vereceğiz. Hazırlıklı olmak gerekiyor. Vaka sayıları sıfırlansa bile ikinci bir dalganın her an olabilir endişesi var. Bu yüzden, dinamik bir salgında eylül ya da ekim ayında okullar açılır ya da açılmaz diye şu an için bir şey diyemeyiz" ifadelerini kullandı. Milli Eğitim Bakanlığı'na göre devlet okullarında yüz yüze telafi, tamamlama ve uyum eğitimi 31 Ağustos'ta başlayacak ve üç hafta sürecek. Bu uygulama özel okullarda ise 15 Ağustos itibariyle hayata geçirilecek.

'BİR MİLYON KİŞİ RİSK ALTINDA'

İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Türkiye'de geçen yıl Kurban Bayramı'nda yaklaşık 3,5 milyon kurban kesildiğinin tahmin edildiğini söyledi. 31 Temmuz'daki bayram öncesinde uyarılarda bulunan Arslan "İstanbul'da kurbanların kesiminin yarısına yakını, belediyelerin denetlediği ünitelerde, kalanının ise otopark gibi kesime uygun olmayan alanlar ile sokaklarda yapılmaktadır. Bu alanlarda yapılan kesimlerde atık yönetimi aksamakta, kan, deri, iç organlar gibi hayvansal atıkların bir kısmı kesilen yerlerde bırakılmaktadır. Sokak hayvanları tarafından tüketilen hayvansal atıklar ile hayvanlardan insanlara geçen zoonoz hastalıklar toplum sağlığı için riskler oluşturuyor" uyarısında bulundu. Kurbanlıkların satış alanlarına 16 Temmuz'dan sonra getirileceğini ifade eden Aslan "Kurban öncesi, sırası ve sonrasını da kattığımızda hayvanlar satış ve kesim alanlarında en az üç hafta kalmaktadırlar. Vatandaşların kurbanlık satın almak için çok sayıdaki kurban satış alanını ziyareti, kurbanlığın kesimi ve ihtiyaç sahiplerine dağıtımı sırasında önemli bir insan trafiği oluşacaktır. Bu hareketliliğin Kovid-19'un bulaşması açısından önemli bir risk oluşturacağı açıktır. Vatandaşlar, 200'den fazla olan kurban satış alanında oldukça sıkışık bir şekilde, hijyen kurallarının olmadığı bir ortamda bir arada bulunacak. Her kurbanın satışı, kesimi ve dağıtımı ile aile bireylerinin teması da düşünülürse yaklaşık bir milyon kişinin bulaş açısından risk altında olduğu düşünülebilir" değerlendirmesinde bulundu.

'YETİŞTİĞİ BÖLGEDE KESİLSİN'

Alınması gereken önlemleri sıralayan Arslan "Kurbanlıkların yetiştirildiği bölgelerde kesime sevk edilmesi için projeler geliştirilmelidir. Kesim ve satış yerlerinin kapasiteleri yarı yarıya düşürülmeli, sosyal mesafe kuralları ödünsüz uygulanmalıdır. Bu yerler bariyerlerle sınırlandırılmalı, giriş kapıları kontrollü olmalıdır. Kurban satış yerlerinde pazarlık yaparken tokalaşmanın önüne geçilmeli, maske ve ateş kontrolü mutlaka yapılmalı, tüm ziyaretçilerin galoş giymesi sağlanmalıdır. Kesimlerin üç güne yayılması ve randevulu yapılması için düzenleme yapılmalıdır. Kesilen kurbanlar hak sahiplerine ambalajlı verilmelidir. Kesim sonrası hayvansal atıkların usulüne uygun olarak bertaraf edilmesi sağlanmalıdır" diye konuştu.