Diyarbakır'da ulu cami'nin etrafında ulu Camii anlatan gelenlere bildiği bazı konularda bilgiler veren Diyarbakırlı Ramazan ile ilgili mahkeme kararıyla Elazığ akıl hastanesine yatırılınca sosyal medyada büyük tepki oluştu.

Her nedense bir kısım kişiler Ramazan'ı IŞİD'li olmakla ve vahabi olmakla suçladı. 

Acaba gerçek böyle mi? Yıllardır bu cami çevresinde bildiğini okuduğunu insanlara anlatmaya çalışan bu gariban hakkında iftira derecesinde paylaşımlar yapanlar ne kadar haklı?

Yıllardır bu görevi yapan Ramazan hakkında devletin açtığı herhangi bir soruşturma olduğuna dair bir bilgi yok. Türk paylaşım vardı ŞİD'i veya vahhabiliğin ölen bir paylaşımı da yok. Vahabilerin ortaya koyduğu düşünceleri ŞİD'in savunduklarını savunmuyor.

Yasadışı bir örgüte mensup olsa devlet orada yıllarca ona göz yumar mı?

Bazı cemiyetler Ramazan hoca için vehhabi veyahut işid diyorlar ?
Şimdi soruyorum size ; videoların da memur maaşı helal mı diye soruyorlar Ramazan hoca helaldir diyor
Başka bir videosun da diyor ki ; kuran-i kerim anayasınızdır hadisler ise onun tüzüğüdür mezhep imamları onun aciklaycisidir.
Oy kullanmak ile alakalı soruyorlar ehven-i şer olayına değinip oy kullanılabilir diyor.
-Şimdi vehhabi ise mezhep imamlarını kabul etmez
-İşid ise memur maaşı veya oy kullanmak helaldir demez ! Diyor.

AİLESİ HAKKINDA AÇIKLAMA İL BAŞKANINDAN GELDİ 

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, Ramazan Böçkün'ün psikiyatri kliniğine yatırılmasına dair açıklamada bulundu. Basın açıklaması yapan Bozan, "Ülke çapında ve ilimizde oluşan toplumsal hassasiyetin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygı ile duyuruyorum." ifadelerini kullandı.

Ramazan Böçkün'ün ailesiyle görüştüğünü de belirten Bozan, "Ayrıca ailesiyle yaptığım görüşmede, “Ramazanın gayet sağlıklı olduğunu delilik veya şizofren gibi bir hastalığının olmadığını, sosyal medyada, babasının, “oğlum hastadır hastaneye yatırın” imzalı talebi olduğuna dair dolaşan belgenin ise, “babasının okuma yazması olmadığı ve belge içeriğini bilmediği halde imzaladığını, sokağa çıkma yasağı kalkmasıyla birlikte, “oğlunun bırakılması ve şizofren hastası olduğuna dair belgenin içeriğini bilmeden imzaladığını” söyleyerek gerekli müracatları yapacaklarını ifade ettiler." dedi.