Saadet Partisi 7. Olağan kongresi coşkuyla yoğun katılımla yapıldı. 
Program Ankara Arena Kapalı Spor Salonuda yapıldı ve salonun içi de dışı da doldu taştı. 20 bin kişilik salonun çoğunluğunun gençlerden oluşması dikkat çekti. 

Kongrede tek liste ile giren Temel Karamollaoğlunun kongre konuşması sık sık alkış ve tezahüratlarla kesildi. 

Temel Karamollaoğlu yaptığı konuşmada toplumun birliğe beraberliğe ihtiyacı olduğunu adalet mefhumunun gittikçe kaybolduğunu belirtti.

Aynı ülkede yaşayan vatandaşlar olarak herkesle görüştüklerini herkesle ülke millet ve ümmet için bir ve beraber olacaklarını belirtti. 

Gerçekleştirilen kongre büyük bir heyecana sahne olurken genel başkanlığa yeniden Temel Karamollaoğlu seçildi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 962 oy alarak yeniden Genel Başkan seçildi.

Temel Karamollaoğlunun ekibi hep gençlerden oluşturuldu. Mecliste görev yapan Konya Milletvekili SP Gençlik Kolları Başkanı Abdülkadir Karaduman sürekli Temel Karamollaoglu ile birlikte yürüdü.

Salonun içinde 20 bin kişi dışında 25 bin kişi ile izdiham gibi bir kongre yaşandı.

Kongre de coşku had safhadaydı.Kongerede büyük tezahürat altında konuşan Temel Karamollaoğlu toplumsal mutabakat istedi.

Türkiye’nin yeni bir başlangıca ihtiyacı olduğunu belirten Karamollaoğlu, bütün partilere seslenerek, “Gelin bunun için yeni bir toplumsal mutabakat sağlayalım. Gelin ülkemizi bir rövanş cumhuriyeti olmaktan kurtaralım. İhtilâflarımızın, hırslarımızın kör karanlığında kaybolmak yerine, ittifaklarımız üzerinden yeni bir toplumsal sözleşme imzalayalım. Hep birlikte yeni bir gelecek inşa edelim” diye konuştu.

Kongrede başka partilerden çok sayıda katılım oldu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ta kongereye katılan misafirler arasındaydı.

Kongrede Merhum Erbakan hoca dönemindeki gibi bir coşku vardı. 

ÇAĞRIMIZ 82 MİLYONADIR”

Temel Karamollaoğlu Konuşmasına Necif Fazıl Kısakürek’in “Zindan’dan Mehmed’e Mektup” ve Nazım Hikmet Ran’ın “Davet” isimli şiirlerini okuyarak başlayan Karamollaoğlu, toplumun farklı sosyal katmanları için sembolleşmiş isimleri ve olayları bir araya getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu dava, bu sevda, bu vatan bizimdir. Karacaoğlan bizim, Dadaloğlu bizim, Yunus Emre bizimdir. Ahmet Yesevi, Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaş, Mevlânâ bizimdir.

‘Kürdü, Türkü ve Çerkezi / Hep Adem'in oğlu kızı / Beraberce şehit gazi’ diyen aşık Veysel bizimdir. Semah bizim, halay bizim, horon bizimdir. Munzur bizim, Fırat bizim, Kaz Dağları bizimdir. Madımak, Roboski, Başbağlar bizimdir. Yasin Börü, Eren Bülbül, Berkin Elvan bizimdir. Acısı bizim, sevinci bizim, kederi bizim, türküsü bizimdir.

Bu çağrımız, Kürde, Türke, Aleviye, Sünniye, Laza, Çerkeze, Arnavuta, Boşnağadır. Bu çağrımız, dindara, muhafazakâra, libarele sosyal demokratadır. Görüşü, düşüncesi, ne olursa olsun 82 milyon ülke evladınadır:

‘Gelin canlar bir olalım / İşi kolay kılalım / Sevelim, sevilelim / Bu dünya kimseye kalmaz’”

“50 YILDIR YOLUMUZDAN DÖNMEDİK”

Temel Karamollaoğlu, Milli Görüş hareketinin siyaset sahnesine çıkışının 50. Yılında olduklarına işaret ederek, 50 yıldır hak, adalet, üretim, kalkınma, şahsiyetli dış politika, ahlâk ve maneviyat, kardeşlik ve kucaklaşma ilkelerini savunduklarını ifade etti. Karamollaoğlu, “50 yıldır bu çizgimizden taviz vermedik. Yolumuzdan dönmedik. Rüzgâra, konjonktüre, makama, mevkiye göre yön değiştirmedik. O yüzden, istikrar görmek isteyen bu salona baksın. ‘Diklenmek değil dik durmak’ nasıl olur, görmek isteyen bu salona baksın. Bu salonda güce teslim olmayanlar var. Haksızlığa boyun eğmeyenler var. İlk virajda veda edenler değil, ahde vefa gösterenler var. Aldatmayanlar var, aldatılamayanlar var. Bu salonda Anadolu’nun aslanları var” diye konuştu.

50 yıl önce Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Konya’da ilk adımı atarken, ilk tohumu ekerken “Bir çiçekle bahar olmaz” diyenlere “Evet ama her bahar bir çiçekle başlar” diyerek karşılık verdiğini hatırlatan Karamollaoğlu, “İşte bu salonda, gelecek baharları müjdeleyen çiçekler var. Karadeniz’in, Ege’nin, Torosların, Kaçkarların kardelenleri var” dedi.

Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bundan 50 yıl önce, 1969 yılında Bağımsızlar Hareketinde hangi inançla yola çıktıysak, MNP’yi, MSP’yi, Refah’ı, Fazilet’i kurarken hangi ruh ve heyecana sahipsek, bugün de, Saadet Partisi olarak, aynı coşku ve aynı inançla hedefe doğru yürüyoruz.

Bu vesileyle, bu hareketin ruh iklimini oluşturan, maddi ve manevi temellerini atan Eşref Edip’i, Metin Yüksel’i, Fehmi Cumalıoğlu’nu, Fehim adak’ı, Cevat Ayhan’ı, Bahri Zengin’i, Ali Oğuz’u, Süleyman Arif Emre’yi, Ahmet Derin’i, Oya Akgönenç’i, Ali Soylu’yu, Adnan Demirtürk’ü ve adını sayamadığımız nice kahramanı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Ve yine, ‘Takatinin sonuna kadar mücadele’ etmenin destanlaşmış birer önekleri olarak değerli dava büyüklerimize, Kurucu Genel Başkanımız muhterem Recai Kutan’a, Yüksek İstişare Kurulu Başkanımız muhterem Oğuzhan Asiltürk’e, Şevket Kazan’a, Yasin Hatipoğlu’na, Ahmet Tekdal’a, Lütfi Doğan’a sağlıklı uzun ömürler diliyorum.”

3 KASIM 2012’DEN 3 KASIM 2019’A TÜRKİYE

Bu günün, aynı zamanda AK Parti’nin iktidar olduğu 3 Kasım seçimlerinin yıl dönümü olduğuna işaret eden Karamollaoğlu, iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.

AK Parti’nin müreffeh, güçlü, özgür, öncü ve adil bir Türkiye vaadiyle iktidar olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, bugün itibarıyla Türkiye’nin, ekonomiden ekolojiye, adaletten demokrasiye, tarımdan sanayiye, eğitimden dış politikaya sürekli savrulan bir hale geldiğini söyledi.

“Peki, bugün nasıl bir Türkiye ile karşı karşıyayız?” diye soran Karamollaoğlu, bu soruyu şöyle cevapladı:

 “-Ekonomisi dar boğaza girmiş, tarım ve hayvancılığı bitmiş, bütün birikimleri “Varlık Fonu” adı altında ipotek edilmiş bir Türkiye var.

-Yaklaşık 500 binin üzerinde çiftçinin tarımı bıraktığı, 3 milyon hektardan fazla tarım arazisinin betona, inşaata kurban edildiği bir Türkiye var.

-Cumhuriyet tarihinde ilk kez, borçlanabilmek için “Borçlanma Genel Müdürlüğü” kurmak zorunda kalmış bir Türkiye var.

-Komşularla sıfır sorun diye yola çıkıp, sorunlu olmadığı tek bir komşusu kalmayan bir Türkiye var. 

-Olağanüstü halin olağan hale geldiği, baskı ve tahakkümün arttığı, farklı ve muhalif seslerin susturulduğu, devletin omurgasını oluşturan kurumların yıpratıldığı bir Türkiye var.

-Adalet olgusu iflas etmiş, mağdurlar ordusu oluşmuş bir Türkiye var. .

-İltimas, adam kayırma, torpil ve partizanlığın sıradanlaştığı, israf ve yolsuzluğun had safhaya çıktığı bir Türkiye var.

-Eğitimi yazboz tahtasına dönmüş, Aile yapısı, toplumsal bağları zayıflamış bir Türkiye var.

-Gençlerin gelecekten ümidini kestiği, Yarınlara dair umutların tükendiği bir Türkiye var.”

“AK PARTİ YORGUNDUR, YORUYOR; BİTKİNDİR, BİTİRİYOR”

3 Kasım 2002’nin AK Parti’nin iktidara gelişinin ilk günü olduğunu, 3 Kasım 2019’un ise iktidardan ayrılışının tescillendiği gün olarak tarihe geçeceğini ileri süren Karamollaoğlu, “Çünkü AK Parti miadını doldurmuştur. Ne yazık ki, Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Yorgundur, Türkiye’yi de yormaktadır. Bitkindir, Türkiye’yi de bitirmektedir. Adı Adalet ve Kalkınma Partisi olmasına rağmen ne Adaleti kalmıştır, ne de kalkınması” diye konuştu.

Gelecek 50 yılı yine Milli Görüşçülerin inşa edeceğine inandığını dile getiren Karamollaoğlu, “Çünkü Saadet Partisi, siyaseti mevki ve makam için değil, Allah rızası için yapan, tertemiz bir kadronun adıdır. Bu kadro kimseye tuzak kurmaz. Kimseye kumpas yapmaz. Kimse ile gizli kapaklı işlerde bulunmaz” dedi.

Karamollaoğlu, AK Parti’yi değil yanlış politikaları eleştirdiklerinin altını çizerek, Saadet Partisi’nin hiç kimsenin, hiçbir partinin hasmı veya düşmanı olmadığını vurguladı. Karamollaoğlu, “Biz partileri değil politikaları eleştiririz. Biz kişileri değil zihniyetleri eleştiririz” dedi.

Karamollaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ, İLİKLERİYLE DEĞİL İLKELERİYLE ÜNLÜDÜR

 “Bu yüzden 50 yıl boyunca milletin inancıyla, değerleriyle mücadele edenlere nasıl karşı çıktıysak, bugün de milletin inancını istismar edenlere karşı çıkıyoruz.

Saadet Partisi'nin 7'nci Olağan Büyük Kongresi'ne dış temsilciler de katıldı. Saadet Partisi'nin 7'nci Olağan Büyük Kongresi'ne katılan dış temsilciler şu şekilde:

Endenozya Adalet ve Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Taufik WIDJAJA
Endenozya Adalet ve Refah Partisi Türkiye Temsilcisi Mr. Sukma Aji TRIATMOJO
Hindistan Cemati İslami Genel Başkan Yardımcısı Ameenul HASAN
Hindistan Cemati İslami Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Rizwan Rafeequi
Hindistan Cemati İslami Genel İdare Kurulu Üyesi Gauhar İqbal
Filistin Devleti Büyükelçisi Faed Mustafa
Pakistan İslam Cumhuriyeti Büyükelçisi M.Syrus Sajjad Qazi
Kuveyt Büyükelçiliği Maslahatgüzarı, Başkatip Abdullah ALAJMİ
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı Mecit Feyzullahi
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı Derviş Abdullahi
Portekiz Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı Touon SERA
İngiltere Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı Katie LAMBERT
Singapur Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı Jacob CHEW.